try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

ZENCEFİLİN SAĞLIĞINIZ AÇISINDAN ÖNEMLİ FAYDALARI

Zencefil, Kur’an’da (İnsan Suresi, 17. Ayet) adı geçen tek baharattır.

ZENCEFİLİN FAYDALARI

İştah açıcıdır,

Antiseptik özelliği kanın temiz kalmasını sağlar,

Mideyi düzenler,

Mide bulantılarını giderir,

Mide ağrılarında ve hazımsızlıkta iyi bir seçimdir,

Bağırsaklarda biriken ve atılamayan gazların kolaylıkla
atılmasını sağlar(colic),

Solunum yollarını açar,

kanın yapısını daha akışkan hale getirir(ki bu kalbin daha rahat
çalışmaı demektir)

Vücutta sıcaklık ve terleme meydana getirir.

Zencefil gerçekten iyi bir anti oksidandır(oksitleri temizler
dışarıya atılmasına yardımcı olur)

Kalp ritminin düzene girmesini sağlar,

özellikle romatizmal rahatsızlıklarda bin yıllardır
kullanılmaktadır.

Baş ağrılarını gideici özelliği vardır,Zencefil

Uykuyu rahatlatır,

İBRAHİM SARAÇOĞLU ZENCEFİL ÇAYI

Üç tutam zencefil, birer tutam gelincik ve ıhlamur, yarım tutam maydanoz, bir fincan nar suyu arıtılmış suda on dakika kaynatılır. Elde edilen demleme şeker ile tat­landırılarak yemeklerden önce bir bardak içilir.

ZATÜRRE HAKKINDA

Zatürre ya da tıbbi adıyla pnömoni bakteri, virüs ve nadiren parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonu olarak tanımlanır.

Zatürreye yol açan otuzun üzerinde mikroorganizma bilinmektedir. Hastalığı oluşturan etkenler üç grupta toplanabilir: Canlı hastalık etkenleri, fiziksel etkenler, kimyasal etkenler. Canlı etkenler arasında virüsler, parazitler, mantarlar vb; fiziksel etmenler arasında tozlar, yabancı cisimler, zararlı ışınlar vb; kimyasal etkenler arasında ise lipidler, klor, azotoksit buharı ve üremi sırasında ortaya çıkan bazı zehirli maddeler gösterilebilir.

DİŞ ÇÜRÜMELERİNİN NEDENLERİ

Dişlerin çürümesi birden fazla nedeni olan bir durumdur. Evet, çürük mikrobik bir olaydır ve çürüğe sebep olan bakteriler vardır… Ama tek neden bu olsaydı çürük aşısı yapılır ve hiç kimsede çürük oluşmazdı…

Çürüğün oluşması için bakterilerin yanında birkaç diğer etkenin de bir arada bulunması gerekir. Bu etkenlerden en önemlilerinden birisi düzenli ve kaliteli olmayan beslenmedir. Fırçalama ile ağızdan uzaklaştırılması zor, dişe yapışan ve şeker ağırlıklı gıdaların dişleri daha çabuk çürüttüğü klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. Beslenme sonrası dişlerin özenli bir şekilde fırçalanıp temizlenmesi gerekir. Diş fırçalamanın ihmal edilmesi ya da hiç yapılmaması dişlerin çürümesini kolaylaştıracak ve diş eti hastalıklarına da yol açacaktır.

Ailelerin en çok sorduğu sorularda bir diş çürüğünde genetiğinde etkisi olup olmadığıdır. Evet, genetik faktörlerde diş çürüğünde etkilidir ancak çok düşük bir oranda… Yapısal olarak problemli dişler de çürüğe daha meyillidir. Ancak genetik faktörler düzenli ve titiz bir bakımla ve yapılacak koruyucu uygulamalarla elimine edilebilmektedir.

ÇEKİÇ PARMAK HASTALIĞI NEDİR? NEDENLERİ ,BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Bu hastalık, ayak ve el parmaklarında meydana gelen ağrılı birrahatsızlık olarak bilinir. Basit önlemlerle kontrol altına alınabilir ve gerekirse ameliyatla tedavi edilebilir.

Elde çekiç parmak, parmak uçlarının aşırı derecede hasar görmesi sonucu meydana gelir.… Tedavi edilmediği sürece, biçim bozukluğunun yanı sıra, elin işlevlerini de aksatır. Elde çekiç parmak hastalığı, bir parmağın uç kısmının bükük kaldığı durumdur. Daha çok genç vücutlarda ve sporcularda rastlanır. Bunun nedeni aşırı hareket ve sakatlanma riskinin fazla oluşudur.

Nedenleri

Ayak parmakları, eklemleri barındıran kemiklerden oluşmaktadır. Ayakkabı ayağa küçük geldiğinde ya da herhangi bir parmak diğer parmaklardan çok uzun olduğunda, söz konusu parmak, bükülü bir hal almaya başlar. Parmakların bükülmesin’de gösterilen başka bir neden ise, vücut yapısı farklılığı ve bu parmakları dik tutmaya çalışan kasların zayıflığıdır.

Belirtiler

BADEMCİLK İLTİHABI VE TEDAVİSİ

Yutağın lenf dokusunun ve özellikle bademciklerin önemli bir savunma işle­vi vardır. Mikroplanıl yineleyen saldırı­larına tepki olarak ortaya çıkan iltihap­lanmalardan sonra bu doku aşın biçimde büyüyebilir ve kendi başına bütün vücut için bir iltihap odağı oluşturabilir. Bademcik iltihabı çocukluk evresin­de gerçek bir hastalık sayılmayacak ka­dar sıradanlaşan bir duruma dönüşebilir. Ama yol açabileceği komplikasyonlar nedeniyle önemsenmesi gerekir.Bademcik iltihabında yaşın büyük önemi vardır. Bu önem yalnızca cerrahi bakış açısından kaynaklanmaz.

Erişkin evrede bademcik sorunu çok daha kar­maşıktır ve değişik çözümlere açıktır. Çocukta ise sorun oldukça basittir. Artık günümüzde bademcik ve adenoitlerin (geniz bademciği) alınması bir çocuk için kızamık ya da boğmaca geçirmek kadar önemsizleşmiştir. Bu girişim çok daha ağır sonuçlar doğuracak gelişmele­rin de kesin biçimde önlenmesini sağlar.

Bademcikler iltihaplandığında öncelikle ilaçla tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Antibiyotik tedavisine başlanmadan önce hastalığa neden olan mikrobun tipinin belirlenmesi gerekir.

APANDİSİT HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Yaygın bir hastalık olan "apandisit", karnın genellikle sağ alt kısmında bulunan ve apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır. "Appendiks vermiformis uzun ince bir boru şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör barsaktır. 2- 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda yetiş­kinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir. Vücuttaki işlevi tam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organdır.

Apandisit % 90 oranda apendiks girişinin ya da lümeninin (apendiksin iç boşluğu) herhangi bir seviyede dışkı ile tıkanmasından kaynaklanır. Sık görülen nedenlerden biri de apendiks duvarındaki lenf dokularının şişmesidir. Ayrıca nadiren barsak parazitlerinin tıkaması ile, travma ya da barsak lenf kanseri gibi durumlarda da apandisit oluşabilir.

Apandisit her yaşta görülmekle birlikte, en sık olarak genç erişkinlerde (20-30 yaş grubunda) ortaya çıkar, çocuklarda en sık 6-10 yaş grubunda görülen apandisitin, 2 yaşından küçüklerde görülme oranı % 2 civarındadır.

VİTİLİGO VE TADAVİSİ

Derimizde pigment üreten, dolayısıyla derimize rengini veren melanosit hücreleri vardır. Çeşitli sebeplerden dolayı, bu melanositlerin hasar görmesi sonucu, pigment üretilemez. Pigment yetersizliği sonucu deride, dağınık ve yama şeklinde sınırları belli olan beyaz alanlar (leke) oluşur. Süt kadar belirgin bir beyazlıktır.Bu lekelerin büyüklükleri değişiktir; nokta kadar ya da 2-3 madeni para büyüklüğünde olabilir. bu şekilde deride ortaya çıkan hastalığa vitiligo denir. Vücutta en çok etkilenen yerler el, kol, bacak, yüzdür. Genital bölgede de görülme sıklığı fazladır.

Toplumda her yüz kişiden ortalama 1.5′inde vitiligo ortaya çıkar.
Kalıtsal faktörlerin (ailesinde bu hastalığa yakalanmış olanların olması) bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğunu söylemek mümkün. Yapılan araştırmalar, ailesinde bu hastalık görülen kişilerin yüzde 25′inde vitiligonun görüldüğünü göstermiştir. Deride beyazlık şeklinde kendini gösteren bir hastalık olduğundan, koyu renkli kişilerde daha belirgindir. Ortaya çıkma yaşı değişkendir. Hastaların yarısı 20 yaşından önce hastalığa yakalanmıştır.

DOWN SENDROMUNA DAİR HERŞEY

Down sendromu, genetik bir farklılık sonucunda insanda 21. kromozom çiftinde bir fazla kromozomun bulunması sonucunda ortaya çıkar. Vücutta fonksiyonel ve yapısal değişiklikler gözlemlenir. Bu kişiler zihinsel kavramada eksiklik, kendine has yüz görünümü ve öğrenme güçlüğü ile karakterize edilir. İnsanlarda bulunan hücreler genlerden meydana gelmiştir. İnsanın taşıdığı fiziksel özellikler, kişilik yapısı genlerde yer alır. Genler ise kromozomlarla birbirine bağlıdır.

Kromozomlar çiftler halinde kümelenmiş olup, 23 çift kromozom bulunmaktadır. Yani toplam 46 kromozom olmalıdır. Down sendromlu kişilerde bu sayı 47 tanedir. Buradan anlaşılacağı gibi hatalıktan ziyade, sadece genetik farklılıktan oluşan bir durum söz konusudur. Buna 800-1000 doğumda bir rastlanmaktadır. Annenin yaşının büyük olması en büyük etkenlerden biridir. Hamilelik sırasında ya da doğumda tanımlanabilen bir durumdur. Çocuklarda hafif veya orta şiddette zeka geriliği bulunabilir.

BELİRTİLERİ

TIRNAKLARDAKİ BEYAZ LEKELER LÖKONİKİ

Tırnaklarda bir çok hastalık meydana geliyor. Bunlardan en önemlileri tırnak mantarları, tırnak batmalar ve tırnak kırılmaları sayılabilir. Tırnaklardaki beyaz lekeler ise tam olarak, hastalık kabul edilmez. Bilimsel olarak lökoniki olarak isimlendirilen bu durum genel olarak hafif bir seyirdir. Nadiren de olsa ciddi durumlara işaret edebilir.
Çoğu kimse tırnaklardaki beyaz lekeleri vitaminsiz kalmakla ilişkilendirir. Bu, beyaz lekelerin vitamin ile bir bağlantısı olmadığını baştan söylemekte fayda var.

AĞIZ KOKUSUNA ÇÖZÜMLER

Ağız kokusu oldukça yaygın bir sorun, aynı zamanda sosyal bir incinme sebebi. Psikolojik sorunları beraberinde getiriyor. Ağız kokusunun sebep olduğu sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazla. Hatta eğer ağız kokusu sosyal bir problem yaratmasaydı belkide bir hastalık olarak görülmeyecek, tedavisi için emek ve gayret sarfedilmeyecekti.

Başka hastalıkların habercisi olabilir
Ağızdaki çirkin kokuya kısaca ağız kokusu veya halitosis denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zor. Ancak ağız kokusu çok önemli hastalıkların işaretçisi de olabilir.

Sağlıklı kişilerde dahi özellikle sabah uyanıldığında çirkin bir koku olabiliyor. Anormal ağız kokusunun, sebep olduğu sosyal problemler yanında biyolojik problemlere de neden olabilir.

• Ağız kokusunda altta yatan sebep, çoğunlukla dil çıkıntıları arasına yerleşen bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleri.

İĞDENİN SAYISIZ FAYDALARI

İğde hoş kokusu ve kekremsi tadı ile bilinen bir meyvedir. Ancak bitkisel şifa açısından incelendiğinde iğdenin faydaları ne kadar da fazlaymış diye insan demeden geçemiyor. İğde meyvesi ayrıca iğde yağı elde etmek için de kullanılmaktadır. İğde yağı, cilt nemlendirici ve ağız kokusunu önleyici bir bitki olarak biliniyor. Şimdi hem iğde neye iyi gelir onları öğrenelim hem de iğde yağının cilde faydaları ve kullanımı konusunda kısa bilgiler verelim.

Kokusunun zihin açtığı bilinen iğdenin daha başka ne gibi faydaları varmış, gelin hep birlikte öğrenelim.
İğde, halk arasında başta bağırsak bozuklukları ve ağız pasını gidermek için kullanılırken, ishali de önlüyor. Bu lezzetli meyvenin çiçeklerinin kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmesinin egzama, öksürük ve bağırsak bozukluklarına iyi geldiği belirtiliyor. İğde ağaçlarının ayrıca, haziran ayı başlarında açtığı çiçeklerini koklamak da zihne kuvvet ve açıklık verdiği kaydediliyor.

Bunların yanı sıra iğdenin faydaları; ishal tedavi edici, idrar yolları ve bağırsak temizleyicidir ve kimbilir daha bilmedğimiz bir çok faydası var.

MADEN SUYUNUN FAYDALARI

Uzmanlar, yazın su kaybını engellemenin yollarından birinin de maden suyu tüketmek olduğunu belirtiyor.

Yaza girerken, kışın aldığımız fazla kiloları vermek için büyük çaba sarf ederiz. Oysa yaz aylarında sağlığımıza daha çok dikkat etmemiz gerekir.

Uzmanlar, yazın su kaybını engellemenin yollarından birinin de maden suyu tüketmek olduğunu belirtiyor.

Yaza girerken, kışın aldığımız fazla kiloları vermek için büyük çaba sarf ederiz. Oysa yaz aylarında sağlığımıza daha çok dikkat etmemiz gerekir.

İŞTE MADEN SUYUNUN FAYDALARI

Her yaştaki bireyin günlük kalsiyum gereksiniminin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar.

Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanması, gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir.

UYKU PROBLEMİ ÇEKENLERE ÖNERİLER

Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde uyku problemi yaşıyor. Sizinde uyku probleminiz varsa işte çözüm önerileri...

Uykusuzluğun bir çok nedeni olabilir. İşte, bunlardan en bilinenleri:

Alkol, nikotin ve kafein kullanımı

Kısa süreli uyku düzensizlikleri

Aşırı stres

İlaç kullanımı

Biyolojik saat düzeninin bozulması

Psikolojik rahatsızlıklar

Uyku bozuklukları stres ya da başka nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilse de, devam etmesini sağlayan genellikle başka faktörler vardır. Uykuya ve uykunuzu almaya yönelik olumsuz düşünceleriniz varsa, büyük bir olasılıkla şu şekilde bir kısır döngü yaşayabilirsiniz:

HİPERHİDROZ (AŞIRI TERLEME)

Kişi spor yapmadığı, ortam sıcaklığının normal olduğu, acı bir şey yemediği, sıcak bir şey içmediği halde terliyorsa veya diğer kişiler terlemediği halde terleme oluyorsa bu anormal bir durumdur.

Terlemenin neden olduğu sıkıntılar fazlaysa, kişinin günlük faaliyetlerini, sosyal yaşantısını, öğrenimini, iş hayatını, psikolojik durumunu etkiliyorsa, bu duruma aşırı terleme hastalığı (hiperhidroz) denilir.

Aşırı terleme 2 şekilde olabilir …

Vücut Terlemesi …

Vücudun tamamında (ağırlıklı olarak gövdede) ortaya çıkan terleme şeklidir.
Beyinde bulunan ısı düzenleme merkezini,
Beyinden ter bezlerine uyarıyı ileten sempatik sistemi veya
Ter bezlerini etkileyen birçok hastalık ve durumlar,
Vücudun tamamına yakınında ortaya çıkan yaygın aşırı terlemeye neden olabilir.
Nedenlerini ve nasıl tedavi edilebileceğini buradan okuyabilirsiniz.

Bölgesel Terleme …

El terlemesi, koltuk altı terlemesi, ayak terlemesi ve yüz terlemesi şeklinde ortaya çıkan aşırı terleme durumudur. Bazen birkaç bölgede aynı anda olabilir.

Bölgesel terleme başka bir hastalığa bağlı değildir.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş