try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Alkol

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

ALKOLİZMDEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜDÜR? ALKOLİZMİN ÇARELERİ

Toplum, alkol kullanımını kontrol edemeyen kişilerin ruhen zayıf hatta dengesiz olduğunu düşünür. Bir çok alkolik de kendisini böyle görür. Ancak alkolizmin bir hastalık olarak görülmesinden asıl kasıt kişinin alkol karşısında iradesini ve seçim yapma gücünü kaybetmesidir. Alkol karşısında güçsüzlüğünü kabul etme ve bu konuda yardım arama, iyiye doğru değişimin ilk adımı ve mutlak şartıdır. Milyonlarca insan bu ilk adımla başlanan yolda alkolün sosyal hayatlarına verdiği zararların üstesinden gelmişlerdir.

Hasta olduğunu kabul edip iyileşmeye istekli olan kişiler tedaviden ve adsız alkolikler gibi kendine yardım (self help) gruplarından en iyi yararlanırlar. Ama tedavi için kişinin ?alkolik? olduğunu kabul etmesi şart değildir. Önemli olan danışma amacı ile de olsa bir uzmana başvurmasıdır. Çünkü tedavicinin görevi kişiyi, eğer varsa, tedaviye ihtiyacı olduğuna ikna etmektir. Bunun belli teknikleri vardır. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki bağımlılık tedavilerinin ve kendine yardım gruplarının etkinliği kesin olarak kanıtlanmıştır.

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDİR? ALOKOL BAĞIMLILIĞI HAKKINDA

Aşağıdakilerden en az üçü varsa alkol bağımlısı tanısı koyarız

Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almak. Örneğin kişi bir bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz.

Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu ?istediği zaman bırakabildiğinin? kanıtı olarak göstermeye çalışabilir.

İçkiye fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde kimseye fark ettirmemeye çalışarak içebilir.

İçki içmeye fırsat bulamadığı sosyal faaliyetleri, hobileri, başka zevk verici aktiviteleri azaltır ya da terk eder.

Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer hastalığı, yüksek tansiyon, gastrit vb), ya da psikolojik (depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen içmeye devam eder.

Aynı etkiyi almak için içtiği miktarı arttırır ya da başkaları için çok sayılacak miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu, yanlış olarak iyi bir şeymiş gibi, alkole dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürebilir).

KİME ALKOLİK DENİR? HAKKINDA

Alkolizm deyince zihinlerde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır ve kişiler kolayca kendilerinde ?alkol problemi olmadığını? söylerler. Oysa alkol kullanmanın problem haline dönüşmesi için kişinin sürekli alkol alıyor olması bile gerekmez. Kişi, zaman zaman kullansa da, alkol almaya bağlı olarak aşağıdaki problemlerden birisini dahi zaman zaman yaşıyorsa profesyonel yardımı gerektirecek düzeyde alkol kullanma problemi var demektir:

İşte, okulda ya da evde üstüne düşen görevleri tekrarlayıcı bir biçimde aksatma: Kişi alkol nedeniyle zaman zaman işini ya da okulu aksatır.

Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici biçimde alkol kullanımı: örneğin alkol etkisinde iken araba kullanmak.

Alkol ile ilişkili ortaya çıkan yasal sorunlar: örneğin alkollü iken kavgaya karışıp göz altına alınma.

Alkolün neden olduğu ya da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı insanlar arası sorunlar: örneğin alkol nedeniyle eşle tartışmalara girmek.

ALKOL'ÜN ETKİLERİ HAKKINDA BİLGİ

Günde 1-2 kadeh içki almanın kalp hastalığı riskini azaltabileceğine işaret eden bilimsel araştırmalar vardır. Sonuçları itibariyle alkol kullanımı geniş bir yelpaze oluşturur. Alkolü, seyrek olarak az miktarda problemsiz olarak kullanan pek çok insan olduğu gibi bu nedenle zaman zaman başı derde giren kişiler ve yelpazenin en ucunda alkolsüz yaşayamaz hale gelen insanlar vardır.

Alkol kullanımının tıbbi olarak kabul edilen normal sınırı günde erkekler için 2, kadınlar için 1 içkidir. Birim olarak 1 içki, kabaca, bir kutu yada şişe biraya, bir bardak şaraba ya da 45 ml'lik bir ?tek? sert içkiye (votka, viski vb) eşittir. Bu şekilde hesaplandığında alınan içkinin türünün hiç bir önemi yoktur. Yani üç bira içmekle üç tek votka içmek aynı miktarda alkol alınmasını sağlar ve aynı etkiyi yapar. Dolayısıyla birayı bu bağlamda zararsız bir meşrubat gibi görmek anlamsızdır.

Alkolün Vücuda Verdiği Zararlar

Sigaradan itibaren bütün içki ve uyuşturucuların en büyük zararı beyne ve merkezî sinir sistemine dönük olup,diğer bütün organlara da sayısız zararları söz konusudur.

İçkinin kalbe zararları: Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî ölümlere sebep olur.

İçkinin karaciğere zararları: Karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur, karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur.

İçkinin böbreklere zararları: Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.

Alkolle Kanser Arasındaki Alaka

Alkol ile ilgili olarak şu ana kadar çok şey söylendi ve çok fikir ileriye sürüldü. Alkolün zararı o kadar klasikleşti ki, bu hususta herkes bir şeyler söyleyebilir. Burada alkolün zararı üzerinde durmayacağız. Son zamanlarda alkol ile çeşitli organ kanserleri arasında ilişki olduğuna dair yayınlar çıkmaya başladı. Ne enteresandır ki bira zararsızdır diye çeşitli fikirlerin ileriye sürüldüğü bir dönemde biranın diğer bir çok zararını bir yana koyalım, kansere sebep olan içkilerin başında geldiğini ifade eden yayınlar bir hayli arttı. Bjeke barsak kanserleri ile bira arasında ilişki olduğunu yayınladı. (l) Jensen İrlanda’da bira fabrikası işçilerinde barsak kanserinin oldukça fazla olduğunu bildirdi. (2) Benzer bir yayın Wynder tarafından Japonya’dan geldi. (3) . Mc Michael’in İngiltere, A.B.D. Yeni Zelanda ve Avustralya’da bu durumun söz konusu olduğuna dair yayını dikkatleri iyice üzerine çekti. (4) Breslow un 24 ülkede bira içilmesiyle barsak kanseri olduğunu yayınlaması üzerine, tehlikenin ciddiyetini iyice gözler önüne serdi. Japonya’ da 8006 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada ayda 15 litreden fazla bira içenlerin barsak kanseri açısından en yüksek risk gurubunu oluşturduğu bildirilmektedir.

Gençlerde Alkol ve Madde

Günümüz dünyasında madde bağımlılığı ve madde kötüye kullanımı insanlık üzerinde din,dil,ırk,güçlü güçsüz ayrımı yapmadan hem toplumların hem de kişiliklerin yaralandığı zarar gördüğü çok geniş açıdan incelenmesi gereken bir insanlık sorunudur.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş