Renk secimi:
Harf boyutlari: 60% 70% 80% 90%
Termal · Tatil · Avrupa · Sozluk · Kariyer · Aile · Ruya · Hikayeler · .biz
UzunHayat.Com

Beslenme

Ramazan pidesi neden sakıncalı?

Uzmanlar, kalorisi diğer ekmeklere oranla daha fazla olan ve kan şekerini hızla yükseltip düşüren Ramazan pidesini diyabet hastaları ile şişmanlara önermiyor.

Beyaz undan yapılan Ramazan pidesinin pilav gibi iştah açıcı olduğuna işaret eden beslenme ve diyet uzmanları, çabuk acıktırdığı ve tok tutmadığı için diyabet hastalarının pideden uzak durmasını öneriyor.

Orucun sağlık verici etkileri olduğunu belirten Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, pidenin kilo aldırabileceğinin unutulmaması gerektiğini söylüyor. Kilo sorunu olanları, pide konusunda uyaran Selçuk, Ramazan ayını daha zinde geçirebilmek için nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda şu önerilerde bulunuyor:

Ramazanda tavuk tüketin

Prof. Dr. Yücecan, ramazan ayında sağlık için daha düşük kalori, daha az yağ ve daha az kolesterol içeren tavuk etinin tercih edilmesini önerdi.

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Yücecan, tavuk etindeki proteinin, kaliteli protein kaynağı olduğunu belirterek, iftarda ağır hamur işi yiyecekler, kızartmalar, baklavalar yerine çorba, haşlanmış, ızgara veya fırında pişirilmiş et, tavuk veya hindi eti, sebze yemekleri, bol salata ve meyve yenilebileceğini ifade etti.

Yücecan, şu bilgileri verdi:

''Optimal beslenme önerilerinde önemli yeri olan tavuk eti, besin öğeleri açısından değerlendirildiğinde, dana ve koyun etinden daha düşük kalori sağlar, daha düşük yağ, daha düşük doymuş yağ ve daha az kolesterol içerir. Bu etlerin içerdiği proteinin çoğunluğu vücut proteinine dönüşebilir ve sindirilebilirliği yüzde 91-100'dür. Bu nedenle bu etlerin proteini iyi kaliteli protein kaynağı olarak nitelendirilir.

Ramazanda nasıl beslenmeli?

Uzun süre aç kalınacağı için daha çok yemek yeniliyor. Özellikle de yağlı ve kalorili yiyecekler tüketiliyor. Ancak bu durum bir takım sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Caferoğlu, Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarının önemli ölçüde değiştiğini kaydetti.

Bu ayda 3 ana öğünden oluşan günlük beslenme düzeninin, iftar ve sahur olmak üzere iki öğüne düştüğünü belirten Caferoğlu, Ramazan ayında sağlık sorunlarının oluşmasını engellemenin sanıldığı kadar zor olmadığını belirtti.

SAHURA MUTLAKA KALKILMALI
Caferoğlu, sahurun bireyleri oruca hazırlayan en önemi öğün olduğunu ifade ederek, ''uyanamama'' bahanesiyle sahurun asla atlanılmaması gerektiğini kaydetti.

Ramazanda yediklerinize dikkat edin!

Uzmanların 2 öğüne düşen beslenme düzeni ile ilgili önerilerine kulak verin.

ERCİYES Üniversitesi Hastaneleri diyet uzmanlarından Zeynep Caferoğlu, Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çekerek, “Üç ana öğünden oluşan günlük beslenme düzeni, iftar ve sahur olmak üzere iki öğüne düşmektedir ve bireyler uzun süre aç kalacakları için daha çok besin tüketimine, özellikle de yağlı ve kalorili yiyeceklere yönelmekteler.

Yeterli ve dengeli beslenme ihmal edilmekte, buna bağlı olarak başta kabızlık, reflü, baş dönmesi, kan şekerinde düşmeler, ağırlık artışı gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır” dedi.

Diyetisyen Zeynep Caferoğlu, Ramazan ayında beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken önemli noktalara dikkat çekerek, “Sahur öğünü, bireyleri oruca hazırlayan en önemli öğündür. Bu yüzden uyanamama bahanesiyle kesinlikle atlanmamalıdır.

BESLENME…SAĞLIK YATIRIMINIZ !

Kim uzun ve sağlıklı bir yaşam istemez ki ? Farkına varmayabilirsiniz fakat tüm hastalıklara ve yaralanmalara bağlı hasar ve ölümlerin üçte ikisi sizin seçimlerinizle doğrudan ilgili. Bu, hastalık ve yaralanmaların birçoğunun önlenebilir veya hiç olmazsa ertelenebilir olması anlamına geliyor.

Sağlığı ve kendini iyi hissetmeyi etkileyen faktörleri iki grupta topluyoruz.

 Değiştirilemeyen özellikler : Yaş,cinsiyet ve aile hikayesi gibi.
 Değiştirilebilen özellikler : Yaşam tarzı, çevre, kişisel seçimler gibi.

Değiştirilebilir özellikler, şimdiki ve hatta 30-40 yıl sonraki sağlık durumunuzda büyük rol oynar. Yediğiniz besinler, aktivite durumunuz, sigara tüketimi, alkol kullanımı ve gereksiz ilaç kullanmaktan geri durmak gibi seçimleriniz çok etkili. Sağlıklı yaşamak için yapacağınız uzun süreli yatırımınız daha sağlıklı yaşamanızı, yaşlanmanızı sağlayabilir.Bu yatırım, yaşam tarzı ve yaşla ilgili meydana gelen hasarları yavaşlatarak daha güzel yaşamanızı sağlar.

Yemeklere Niçin Tuz katılıyor?

Beslenme yoluyla dışarıdan aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinler, beden şehrinde işletilen fabrikaların çalışması için gereklidir. Biyolojik fabrikalardaki kimyevî hâdiselerin sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesinde, suya, çeşitli vitamin ve elementlere önemli vazifeler yüklendiğinden bunların dışarıdan düzenli şekilde alınmasına ihtiyaç vardır. Bu maddelerin bağırsaklarımızdan kana geçmesi için gerekli biyo-fiziko-kimyevî mekânizmalar da bağırsaklarımıza yerleştirilmiştir. Meselâ, besin maddelerinin tamamının israf edilmeden kana geçmesi için, bağırsaklarımız mükemmel bir mimaride yaratılmıştır. Emilim yüzeyinin artırılması için bağırsakların içinde bağırsak boşluğuna doğru yaklaşık bir cm uzanan Kerkring isimli kıvrımlar inşa edilmiştir. Ayrıca bu kıvrımların üzerine bir mm uzunluğunda eldiven parmağı şeklinde birbirlerine bitişik dizilmiş ve yüzeyi bağırsak epitelyum hücreleri ile döşeli villus adı verilen uzantılar yerleştirilmiştir.

Yaz meyveleri şifa dağıtıyor

Sağlıklı beslenme adına size önerilen yiyecekleri yaz aylarında daha kolay bulursunuz.

Üstelik yaz meyveleri genellikle daha tazedir, doğaldır, hormonsuz ve lezzetlidir. Çoğunun fiyatları diğer mevsimlere göre daha makul düzeye inmiştir. Yaz meyvelerinin neredeyse tamamı doğal eczanenin bir birinden güçlü ilaçları gibidir. Hem yazın tadını daha çok çıkarmak, hem de vücudunuzu önümüzdeki kışa ve daha sağlıklı bir geleceğe hazırlamak istiyorsanız yaz meyvelerinden daha çok yararlanmayı unutmayın.

Yaz meyveleri deyince aklınıza ilk önce hangileri gelir bilmiyorum ama benim aklıma hemen karpuz geliyor. Karpuz yüksek su içeriği, likopen ve betasterol zenginliği, düşük kalorisi ve mineral-vitaminden zengin yapısıyla yaz aylarının favori meyvesi. Bu mükemmel antioksidan kaynağının tam bir C vitamini deposu olduğu bir büyük dilim karpuzun günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 80'ini, beta-karoten ihtiyacının ise yüzde 30'unu karşıladığı biliniyor. Beta-karoten ve likopen sayesinde karpuz tam bir cilt yenileyicisi gibi çalışıyor.

İçeceklerimiz sonumuzu hazırlamasın!

Hergün çokça tükettiğimiz ve faydalı olduğunu zannettiğimiz bir çok içeceğin aslında sağlığımızı ciddi ciddi tehdit ettiğinden haberdar mıyız? DNA mızı olumsuz yönde etkileyen içecekleri tanıyalım.

Hangi marka olursa olsun, asitli içeceklerin aslında içeriği bir çeşit zehir. Yapılan bir çok araştırma; küçük yaşlardan itibaren asitli içecek içen çocuklarda, kemik kırıklarında artış olduğunu göstermiş. Açıklaması da çok basit. Bir bardak asitli içecek içildiği zaman, vücut bunu alkaliye çevirmek için 31 bardak alkali su tüketmek zorunda ki kendine zararı dokunmasın. Tabii vücudumuzun dili olmadığı için “ hadi bakalım şimdi 31 bardak alkali su bulda iç” diyemiyor. Peki, ne yapıyor bu asidi nötralize etmek için, kemik ve dişlerimizden kalsiyum çekiyor. Azalan kalsiyum da, kemik kırıklarına ve diş çürüklerine yol açıyor.

İngiliz Independent on Sunday gazetesinin manşetten verdiği habere göre, Sheffield Üniversitesi'nin maya hücreleri üzerinde yaptığı araştırmada, sodyum benzoat (E211) adlı koruyucu maddenin, hücrelerin "güç istasyonu" olarak tanımlanan mitokondride DNA hasarına yol açtığı görülmüş.

Besin Satın Alma, Hazırlama, Saklama ve Pişirme İlkeleri

SÜT VE ÜRÜNLERİ

Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan korunmak için iyi kaynatılmış, pastörize/sterilize edilmiş süt ve ürünleri kullanılmalıdır.

Pastörize veya sterilize edilmemiş sütler, kabardıktan sonra 5 dakika kaynatılıp hemen soğutulmalıdır.

Kaynatılmış ve pastörize sütler cam kavanozda buzdolabında 12 gün, kutusu açılmış sterilize sütler en fazla 3 gün saklanabilir.

Sütlü tatlı yaparken, süt, un ve şeker birlikte pişirildiğinde sütün besin değeri (protein) azalır. Şeker, sütlü tatlı indirilmesine yakın eklenmelidir.

Ülkemizde peynir, genellikle kaynatılmamış veya pastörize edilmemiş sütten yapılmaktadır. Bu tür peynirler taze olarak tüketildiğinde hastalık etkeni (BRUSELLA) olabilir.

Çiğ sütten yapılmış peynir tüketilmemelidir.

Yazın nasıl beslenmeliyiz?

Yaz aylarında tüketilen gıdalar hem yazı daha sağlıklı geçirmek hem de ideal kiloyu korumak açısından önemlidir. Ayrıca yaz aylarında tükettiğimiz meyve-sebzeler başta kanser, kalp ve sindirim sistemi hastalıklarının önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlığın engellenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Yazın kalp hastalıklarının önlenmesinde çok önemli role sahip antioksidanlardan zengin meyve ve sebzelerin tüketilmesine de özen göstermeliyiz. Yeşil biber, maydanoz, çilek, erikte bol miktarda bulunan C vitamini, yumurta, süt ve türevleri, havuç, kayısı gibi besinlerde bulunan A vitamini ve tahin, kuru baklagil, fındık,

Gıda zehirlenmeleri yazın artıyor

Gıda zehirlenmeleri, bir mikroorganizma veya toksin ile bulaşmış besinin tüketiminin ardından ishal, bulantı, kusma, karın ağrıları, karında kramplar gibi sindirim sistemini ilgilendiren bulgular ile ortaya çıkıyor. Yiyecek ve içeceklerin saklama, hazırlama ve sunulma aşamalarında uygun sağlık şartlarının olmaması, besin zehirlenmelerinin yaşanmasında önemli faktörleri oluşturuyor.

Besinlerin hazırlanması sırasında temizlik kurallarına gereken özen gösterilmemesi besin zehirlenmelerine yol açıyor. Zehirlenmelerie çoğunlukla bakteri türü mikroorganizmalar yol açıyor. Bu bakteriler 5-70 derece arasında, en çok da oda ısısı ve üzerindeki derecelerde çoğalma eğilimi gösteriyor. Genellikle 5 derece ve altındaki derecelerde çoğalamazlar. Bu nedenle yaz aylarında besin zehirlenmelerinin görülme sıklığı artar. Yenilmemesi gereken bir bitki veya hayvanın yenmesi de besin zehirlenmesine sebep olabiliyor. Süt ve süt ürünleri, kremalı yiyecekler, tavuk mamulleri, mayonezli, yumurtalı yiyecekler, pişirilip uygun koşullarda saklanmayan etler, deniz ürünleri, bozulma riski en yüksek gıdalar arasında yer alıyor.

KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?

TAHILLAR SOFRANIZDAN EKSİK OLMASIN

Dört temel besin grubundan biri olan tahıllar, vücudun enerji ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılaması nedeniyle beslenmemizde önemli bir yere sahiptir. Önemli olan bu besin grubu içerisinde doğru seçimler yapmak, büyük ölçüde karmaşık karbonhidratları tercih etmektir. Bu gruptan yiyecek seçimi yaparken, kalorisi azaltılmış ve B grubu vitamin içeren diyet ürünler de tercih edilebilir, ancak bu ürünler kalorisiz olarak düşünülüp aşırı miktarlarda tüketilmemelidir.

Tahıl taneleri temel olarak yüksek posa, düşük yağ, yüzde 10-15 oranında protein, nişasta, B ve E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum, demir gibi mineraller ile elementler içermektedir. Ancak öğütme işlemi sırasında bu değerli besin beyazlaştırılarak maalesef en faydalı kısımları ziyan edilir.

Menopoz döneminde yiyin

Tam tahıl taneleri, hem pek çok kronik hastalığı önlediğinden, hem de zayıflama diyetlerinde tokluk hissi sağladığı için beslenmemizde sıklıkla kullanılmalıdır.

Tahılların özellikle mide ve kolon kanseri ne ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğu ispatlanmıştır.

Ayvanın Faydalarını Biliyor Musunuz?

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, birçok hastalığa şifa olan ayvanın kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Yorulmaz, ayvanın faydalarının çok eski çağlardan beri bilindiğini belirterek, “Romalılar parfümden, bala kadar her şey için ayvanın meyve ve çiçeklerini kullanmışlar” dedi.

Dünyada en fazla ayva üretimi yapan ülkeler içinde Türkiye’nin de bulunduğunu belirten Yorulmaz, şöyle konuştu:
“Bu mevsimde her yerde oldukça ucuz fiyata ve bol miktarda ayva bulmak mümkün. Ayvanın meyvesi gibi çekirdeği ve yaprakları da işe yaramakta boya ve kozmetik sanayinde, tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır. Ayva, protein, şeker, organik asit, A, B2 ve C vitamini ve demir, bakır, potasyum gibi minerallerden zengin, tohumları ise yağ ve protein içermektedir.

AYVANIN FAYDALARI

Ayvanın birçok rahatsızlığın giderilmesi ve korunmasında etkin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yorulmaz, şu bilgileri verdi.

Beslenmeyi bilmiyor, haplardan medet umuyoruz

Uzmanlara göre normal durumlarda insanlarda vitamin-mineral eksikliği olmuyor. Savaş, kıtlık gibi olağanüstü durumlar dışında... Ülkemizde ise besin destek ürünleri olarak satılan bu haplar "ben kullandım çok iyi geldi, sen de kullanmalısın" tavsiyeleri çoktan doktor kontrollerinin önüne geçti. Oysa kontrolsüz kullanılan bu tür ilaçlar ciddi sorunlara yol açabiliyor. Son yıllarda hemen herkes besin destek ürünleri, besin takviyeleri ile vitamin-mineral haplarını konuşuyor. Bu ilaçların kullanımı giderek artıyor; üstelik bir iki tane değil, günde beşin üzerinde ilaç alanlar var. Komşudan komşuya “Ben kullandım çok iyi geldi, mutlaka sen de kullanmalısın” tavsiyeleri doktor kontrollerinin önüne geçti. Ama bunun ne kadar sakıncalı olduğunu, yapılan araştırmalar ortaya çıkardı. Bu destek haplarının kontrolsüz kullanımı kişilerde ciddi rahatsızlıklar da meydana getirmeye başladı. Mesela A vitamini içeren hapların gereksiz ve fazla kullanımının karaciğer hastalıklarına, kalsiyum haplarının fazla kullanımının da prostat kanserine davetiye çıkardığını uzmanlar onaylıyor.

Tereyağı ve Margarin Arasındaki Farklar

Yüzyıllardır insanlar tarafından doğal olarak üretilen ve dedelerimizin vazgeçilmez besinlerinden olan tereyağının kullanımı son 50 yılda önemli derecede azaldı: bunun en önemli nedeni margarinlerin yaygınlaşması ve daha ucuz bir şekilde tüketiciye sunulması. Oysa tereyağı ile margarinin arasında fiyat farkı ile ölçülemeyecek farklar var:

MARGARİNİN ZARARLARI

Her ikisi de hemen hemen ayni kaloriye sahiptir.

Margarinde yağ asitleri çok yüksektir.

Margarin Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar.

Toplam kolesterolü ve LDL yi yükseltir (kötü kolesterol)

HDL yi düşürür (iyi kolesterol)

Kanser riskini beş katına çıkarır.

Anket

İçeriği paylaş