try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Diğer Hastalıklar

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Mide Yanması (Ekşimesi)

Mide yanması 20 ile 50 yaş arasında birçok insanda görülen çok yaygın bir rahatsızlık. Midede yanma hissi yemekten önce, yemek sırasında ya da yemekten 2-3 saat sonra hissediliyor. Besinler, sindirim işlevinin bir gereği olarak midede ilk değişikliklere uğrayarak bağırsaklara gönderilmek için hazırlanıyor. Mide bu işlevi yerine getirirken iç yüzeyini kaplayan zarın altındaki salgı hücrelerini, besinlerin gerekli değişimini sağlamak üzere uyarıyor. Bu sırada oluşan bir dengesizlik, aşırı asit ortamına ve midenin kendini koruyamamasına yol açarak yanma hissine neden oluyor.

Büyüklerimiz midede yanma hissi duydukları zaman hemen bir lokma ekmek içi çiğnermiş. Ekmek içinin değil ama ağıza birşey atmanın doğru bir yöntem olduğunu belirten günümüz doktorları da az ama sık yemeyi öneriyorlar. Öğünleri küçülterek sık sık yemenin şikayetleri azaltacağını söylüyorlar.

Kene İnsan Isısını Algılıyor

Aç keneler insan vücudu ısısını algılıyor, bu sayede bir yere oturulduğunda insanı bularak vücuduna yapışıyor.

Kayseri Bölgesi Veteriner Hekimler Odası tarafından düzenlenen Keneler ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) konulu panel düzenlendi.

Türkiye Kene ve Kenelerle Bulaşan Hastalıklar Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Abdullah İnci, kenelerin neden olduğu KKKA nın abartılacak, şova malzeme yapılacak bir konu olmadığını ifade ederek, konunun temelinde bilim, bilimsellik ve bilgi birikimi yattığını söyledi.

GELİŞİGÜZEL İLAÇLAMAYA KARŞIYIM

Kenelerle yapılacak mücadelede kimyasal ilaç kullanımının bilimin rehberliğinde yapılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Abdullah İnci, hedef dışı canlıların, meraların, çalılıkların gelişigüzel ilaçlanmasına şiddetle karşı olduğunu bildirdi.

Hepatit B

Hepatit B, hepatit B virüsünün (HBV) neden olduğu, tedavisi bulunmayan ciddi bir karaciğer hastalığıdır. Belirti olmadan ya da iştahsızlık ve bulantı gibi hafıf belirtilerle geçirilebilir ya da enfeksiyonun yaşam boyu devam etmesi, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri, karaciğer yetersizliği ve ölüm gibi ciddi bir hastalık tablosuyla seyredebilir. HBV ye karşı en iyi korunma, öncelikle virüsün bulaşmasını engellemektir.

HBV nin Bulaşması:

HBV, enfekte kişinin kanı ya da vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla ya da enfekte anneden yenidoğana bulaşır.

Aşılanma

Hepatit B aşısı, tıbbi, bilimsel ve toplum sağlığı ile ilgili kurumlar tarafından, hastalık ve ölümün önlenmesi için güvenli ve etkili bir yöntem olarak önerilmektedir.

Klimalar yoluyla bulaşan hastalıklar

Sıcak yaz günlerinde, bir nebze olsun rahatlatan klimaların yararlı etkilerinin yanında, bir takım hastalıklara neden olma gibi zararlı etkileri de bulunmaktadır. Gribal enfeksiyonlar, bazı viral enfeksiyonlar, kas ağrıları, kas tutulması ve zatürree gibi.

Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımladığımız zatürreenin, havalandırma sistemleri yoluyla bulaşan şeklini ’Legionella Pnömonisi’ olarak adlandırıyoruz. Bu hastalık ilk kez,1 976 senesinde Pensilvanya lejyonerlerinin yaptıkları bir toplantıda bulunan kişilerde görülmüş ve toplantı salonundaki havalandırma sisteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Hastalığın tanınması ile birlikte, bu zatürree tipinin, alışılagelmiş yüksek ateş, öksürük, balgam gibi bulguların görüldüğü tipik zatürreeden farklı olduğu anlaşılmıştır.

Hastalığa neden olan, Legionella Pneumophilia denen bir bakteridir. Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda kolonize olmakta ve buradan ortam havasına dağılmaktadır. Sıklıkla otel ve hastanelerden kaynaklanan salgınlar yapar, ancak tek tek vakalar da nadir değildir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için saptanmış en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan bir takım işlemlerdir.

Sivrisinekler Kimlere Saldırır?

Sivrisinekler en çok karbondioksit çıkaran hamilelere ve ürik asidi fazla olan kişilere saldırıyor. Ayrıca cilt bakım ve kozmetik ürünü kullananlar da sivrisineklerin iştahını kabartıyor.

Florida Üniversitesi nden Jerry Butler ve Karen McKenzie nin yaptığı araştırma, sivrisineklerin saldıracakları insan konusunda seçici davrandığını ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre, sivrisinekler tarafından ısırılmada genetik özelliklerin rolü % 85. Ayrıca vücut kimyasındaki bazı elementler de sivrisinekleri çekiyor.

Derileri üzerinde yüksek miktarda steroid veya kolestrol olanlar sivrisinekleri cezbediyor.

Kozmetik de Çekiyor

Cilt bakım ve kozmetik ürünü kullananlar da sivrisineklerin iştahını kabartıyor.

Bilim adamlarının vardığı bir diğer sonuç ise kalp, tansiyon ve yüksek kolesterol ilacı kullananların sivrisineklerin ilgi alanına girdiği şeklinde.

Sıcak Çarpması

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıktığı günlerde sıcak çarpmasına karşı dikkatli olmanızda fayda var. Çünkü sıcak çarpması, çok ciddi bir sağlık sorunu. Eğer acil tedavi edilmezse ölümle bile sonuçlanabiliyor. Ayrıca bazı vakalarda ölümle sonuçlanmasa bile kalıcı hasarlar bırakabiliyor.

Sıcak çarpması, sıcak havada aşırı terleme, kızgın güneşin altında kalındığında veya çok fazla egzersiz yapıldığında vücudun aşırı miktarda su ve tuz kaybetmesine bağlı olarak gelişen durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumdan en çok etkilenenler küçük yaştaki çocuklar, yaşlılar. Sıcak çarpması sonucu ortaya çıkan vücudun susuz kalmasını engellemek amacıyla sıcak çarpmasına maruz kalan kişiye bol miktarda sıvı verilmelidir.

Sıcak çarpmasının belirtileri

• Baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı

• İştahsızlık, mide bulantısı

• Sıcak, kızarma ve terleyememe

Geceleyin elinizdeki uyuşma ile mi uyanıyorsunuz?

Gece elinizde uyuşma ve sızıyla mı uyanıyorsunuz? Elinizin ağrısı sık sık uykularınızı mı bölüyor? El bileğinde sinir sıkışması olabilir. Sinir sıkışması genelde elini çok kullananlarda görülüyor.

Sinir sıkışması, vücudumuzdaki sinirlerin anatomik seyirleri boyunca bası altında kalmaları sonucu gelişir. Sıkışma genellikle sinirin kemik veya yumuşak dokudan oluşan bir kanaldan geçtiği bölgelerde oluşur.

El bileğinde görülen sinir sıkışması (karpal tünel sendromu), vücutta en sık görülen sinir sıkışmasıdır. Burada sinir, el bileğinin iç kısmında sıkışmaktadır ve buna bağlı olarak hastalar el parmaklarında uyuşma, karıncalanma, iğne batması, uyuşukluk ve bazen de ağrıdan yakınır. Bu şikayetler daha çok baş parmak, işaret parmağı, orta parmakta ve yüzük parmağının da yarısında hissedilmektedir. Ağrı künt ya da sızlayıcı karakterde olup, dirsek ön yüzüne ve hatta omuzun dış tarafına doğru yansıyabilir.

UYUŞMA VE KARINCALANMA MI VAR?

Burun Kanamaları

Burun kanaması deyip geçmeyin. Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır, bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici bile olabilir.

Uzmanlar burun kanamalarını iki gruba ayırmaktadırlar.

1. Ön burun kanamaları: Burnun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide bir burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.

2. Arka kanama: Burun arkasından ve derinden olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir.

Arka burun kanamalarının tanınması çok önemlidir.Bu kanama tipi oldukça şiddetlidir ve bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler ya da travma geçirmiş kişilerdir.

Ağıziçi Uçuk (AFT)

Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Tedavi

Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür

Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:

Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır.

"2% hydrogen peroxide" solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir.

Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir.

Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş