try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Gıda

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Sıcak ve asitli gıdalarınızı alüminyum folyoya sarmayın

Yrd. Doç. Dr. Sadettin Turhan, yüksek ısıya maruz kalan, sulu, tuzlu ya da limonlu gıdalarla bir araya gelen alüminyum folyodan besinlere alüminyum geçtiğini söyledi. Prof. Dr. Birsel Kavaklı ise alüminyumun başta alzheimer olmak üzere anemi, kemik erimesi, zekâ geriliği, kanser gibi birçok hastalığa neden olabileceğini dile getirdi.

Alüminyum folyo, yiyeceklerin saklanması ve pişirilmesinde mutfağımızın vazgeçilmezidir. Ateşe dayanıklı olması nedeniyle bizlere kolaylık sağlayan alüminyum folyo, bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülebiliyor. Özellikle sıcak, sulu, asitli yiyeceklerin uzun süre alüminyum folyoya maruz kalması, gıdaların alüminyum emmesine neden oluyor. Kimi uzmanlara göre alüminyum alzheimer, anemi, kemik erimesi, zekâ geriliği ve kanser gibi ciddi rahatsızlıklara yol açarken kimi uzmanlar da bunun henüz kanıtlanmadığını söylüyor.

Sağlıklı gıda tüketimi için neler yapılmalı?

Sağlıklı gıda tüketiminin 5 anahtarı, “temizlik, doğru pişirme, uygun şartlarda saklama, çiğ-pişmiş gıda ayırımının doğru yapılması ile taze ve sağlıklı hammadde temini” olarak sıralanabilir.

1- Temizlik

Sağlıklı gıda tüketiminin ilk şartı, gıdaları hazırlamaya başlamadan önceki kişisel temizliktir. Gıda hazırlamada kullanılan tüm yüzeylerin ve aletlerin yıkanması ve sanitasyonunun (sağlık önlemleri) sağlanması, mutfakların sinek, böcek ve diğer hayvanlara karşı korunması gerekiyor.

Mikro organizmalar ellerle, giysilerde, kullanılan araç-gereçle gıdaya taşınıyor ve gıda kaynaklı hastalıklara sebep oluyor.

Sağlıklı insanlar bile vücutlarında gıda zehirlenmesine neden olabilecek bakterileri taşırlar. Bu bakteriler burun, ağız veya vücudun diğer bölgelerine dokunma yoluyla ellere, ellerden de gıdalara bulaşabilmektedir.

Elma: Her Derde Deva

Dünyada 5 binden fazla türü olan elma, kabuğu, sirkesi, suyu ve çiğ haliyle insan yaşamında çok önemli bir besin ve yaşam kaynağı oluşturuyor

Elma uzmanlar tarafından sağlıklı yaşamaya önem veren kişilerin yanından eksik etmeyeceği meyveler arasında gösteriliyor. Organik asitler, fosfor, sodanın yanı sıra, A, B1, B2, C, E vitaminleri bulunan elma, taze meyve, meyve suyu ve sirke olarak kullanılabiliyor.

Çiğ elma kabuğu da yenildiğinde vücuttaki ürik asit oranını azaltırken, çiğ elma içerdiği organik asitler, soda ve fosfor yardımı ile beyin, karaciğer ve mideyi olumlu etkiliyor. Pişmiş elma ile yapılan hoşaf türü yiyecekler rahatlatıcı olurken kabızlık sorununu da giderebiliyor. Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deriler canlılık ve tazelik kazanıyor.

Gıda Katkı Maddeleri ve Kanser

Bilindiği gibi üretim süreci içinde bazı maddeler gıdaların yapısına istenen işlevsel özellikleri kazandırmak amacıyla katılırlar. Bunlardan bazıları o gıdanın doğal bileşiminde bulunabilir. Ancak herhangi bir madde işlenmiş gıdada belli bir amaca yönelik kullanıldığında genellikle "Gıda Katkı Maddesi" adını alır. Bilindiği gibi her gıdanın kendine özgü, karakteristik bir kompozisyonu bulunmaktadır. Doğal çeşitlenmeden ötürü bir gıdanın bileşiminde bulunan öğeler her zaman aynı miktar ve kalitede değildir. Bu nedenle de gıdaların üretiminde bazı katkı maddeleri zorunlu olarak eklenerek kalitede standardizasyon sağlanmaktadır.

Ancak gıda katkı maddeleri yasal açıdan ele alındığında bunların yarar-zarar ilişkilerinin net bir biçimde ortaya konması, beklenen işlevlerinin ve kullanımında sağlayacağı kolaylıkların neler olduğunun bilinmesi zorunludur.

Gıda katkı maddelerinin gıda endüstrisinde kullanımı teknolojik gereksinimlerden kaynaklanmıştır. Ancak bunun yanı sıra; dünya nüfusundaki artışlar, gıda sektörünü besleyen hammadde kaynaklarındaki azalmalar, insanların yaşam standartlarını yükseltme eğilimleri gibi etmenler teknolojik buluşları yönlendirmiştir.

Kirazın Faydaları Saymakla Bitmiyor

Kirazın sadece meyve olarak değil kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprak ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları ile çok yönlü bir bitki olduğu belirtildi. Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi.

Uzmanlar, kirazın sadece meyve olarak değil, kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprakları ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da kullanılabilen çok yönlü bir bitki olduğuna dikkat çekiyor. En kaliteli mobilya ve çeşitli araçların kiraz kerestesinden yapıldığı biliniyor. Kiraz zamkı ise şapka ve kumaş endüstrisinde ve tıbbi amaçla kullanılıyor. Ağaç kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyve sapı ve çekirdekleri tedavi amaçlı kullanılıyor. Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz, ayrıca reçel, yemek, konserve ya da dondurulmuş gıda olarak değerlendirilebiliyor.

KİRAZ BÖBREK DOSTU

İdrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostu olan kiraz vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Kiraz ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.

Karpuz İle Gelen Sağlık

Karpuzun içeriğinde bol miktarda bulunan laykopen maddesi, vücudu kansere karşı koruyor. Laykopen maddesinin kansere karşı koruyuculuğu A vitamininden 2 kat, E vitamininden 10 kat daha fazla.

Karpuz, kansere karşı koruma özelliği olan laykopen maddesi bakımından oldukça zengin bir meyvedir. Kansere yol açan en büyük sebeplerden biri, doku ve organların zararlı maddeler nedeniyle hasar görmesidir. Laykopen maddesi ise antioksidan özelliği sayesinde, serbest radikaller denilen zararlı toksinlerin sağlıklı doku ve organlara bağlanmasını engeller. Laykopen, doku ve organlara bağlanarak zararlı maddelere karşı koruma sağlar. Bu nedenle karpuz, kansere karşı koruma sağlayan en önemli besinlerden biridir.

Karpuzun Diğer Faydaları

Karpuz besin değeri açısından da oldukça zengin bir meyve. Orta boy bir karpuzdan kesilen ince bir dilimin 6.4 gram kanbonhidrat, bir miktar protein ve yağ ile 26 kalori içerir.

İki Ucu Kesin Bir Molekül: C Vitamini

Toplumumuzda C vitamini kullanımı çok yaygındır. C vitamininin; grip, astım, kanser, katarakt ve yaşlanma gibi birçok hastalığa iyi geldiğine inanılır. C vitamini; vücutta önemli görevler üstlenmesine rağmen, yukarıda bahsedilen hastalıkların hepsinde çok tesirli olduğuna dair ciddi bir delil yoktur.

C vitamini, suda eriyen vitaminler grubundan olduğu için vücutta depo edilemiyor. Gıda veya ilâç olarak alınan C vitamini, bağırsaklardan emilir ve vücut için yeterli miktara ulaşılınca kalan kısım hücrelere alınmaz; idrarla birlikte böbreklerden atılır. Vücuda ne kadar fazla alınırsa alınsın, kan plâzmasındaki konsantrasyonu 12-15 mg/l arasında dengede tutulur. Siz ne kadar çok portakal ve mandalina yeseniz veya meyve suyu içseniz de, hücreler ihtiyacı kadar vitamini alıp, kalanı vücuttan atmaktadır.

C Vitamini vücudumuzda nerede kullanılır?

C vitamini (askorbik asit) vücutta bulunan ve binlerce enzimden biri olan prolylhidroksilaz enziminin normal çalışması için gerekli bir vitamindir. Bu enzim, kollagen isimli proteinin sentezinde kullanılan aminoasitlerin sentezinde iş görür.

Ekmekleri bayatlatmayalım, bayat ekmekleri atmayalım

İnsanoğlu hayatını sürdürebilmek için yiyecekten giyeceğe, barınmaktan ısınmaya, taşıttan zorunlu kullanım eşyasına kadar bir çok şeye muhtaçtır. Bu ihtiyaçlar içerisinde ekmeğin özel bir yeri vardır.

Fakir veya zengin fark etmeden hepimizin günde üç öğün bıkmadan yediğimiz ekmeğin soframıza gelene kadarki hikayesine bir göz atalım. Eskilerin nân-ı aziz dedikleri bu vazgeçilmez gıda; bugün 25-30 YKr civarında elde edebildiğimiz bu nimet, acaba sadece maddî değeri ile mi ölçülmelidir? Tohum olarak tarlaya atılmasından hasat edilmesine, değirmende un olmasına, hamur haline getirilerek pişirilmesine ve nihayet bize ulaşmasına kadar birçok insanın alın teri vardır.

Bu büyük nimeti çarşıdan buğday alarak alıp kendimiz imal etmeye çalışsak, bu fiyata bu kalitede ekmek yapabilir miyiz? Ekmeği bize ucuz yedirmek için devlet çeşitli desteklemeler yapmaktadır. Bilerek veya bilmeyerek çöpe attığımız ekmeklerde bütün bir milletin hakkı vardır. Atalarımız ekmeğin önemini anlatabilmek için “Onda saçı bitmedik yetimin hakkı vardır” demişlerdir.

Nar Suyu

Kalbin en yeni ilacı günde bir bardak nar suyu

Florida'da yapılan dünyanın en önemli kardiyoloji konferansında nar suyu ile ilgili önemli bir çalımanın sonuçları açıklandı:

Narda bol miktarda antioksidan, C vitamini, demir ve potasyum var.Bir bardak nar suyunun antioksidan özelliği, iki kadeh kırmızı şarap ve 10 bardak yeşil çay ile aynı seviyede. Üstelik, bu özellikleri sayesinde kalbi ilaç gibi koruyor

Kolumbia Üniversitesi New York Presbıterian Hastanesi kardiyoloji Doç.Dr.Özgen Doğan, beslenmenin kalp hastalıkları üzerine etkisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı...

* *Kalp üzerinde adeta ilaç etkisi yapan besinler var mı?

*Orlando, Florida'da yapılan dünyanın en önemli kardiyoloji konferansında, en popüler konulardan biri nar suyuyla ilgili çalışma oldu. Nar çok eski bir meyve. Türkiye ve Irak'taki dini kitaplarda, çok eski tıp kitaplarında yer alıyor; şairlerin ve ressamlaryn da dikkatini çekmiş. Hatta, bazı kaynaklar Havva'nın Adem'e verdiği meyvenin elma değil, nar olduğunu iddia ediyor.

TIBBI NEBEVİ AÇISINDAN GIDALAR VE SAĞLIĞIMIZ

Gıda (besin), sözlüklerde beslenme vasfı olan her türlü madde, azık, canlıların yaşaması ve varlığını sürdürmesi için gerekli olan şeyler olarak tanımlanmaktadır.

Sağlıklı olmak en büyük nimetlerden biridir. Çünkü dünyayı ve ahireti kazanmak ancak sağlıklı olmakla mümkündür. Peygamber (as) sağlık hakkında şöyle buyurmuşlardır:

“Sizlerden her kim vücutça sağlıklı; canından ve malından korkusuz ve huzurlu; günlük yiyeceği de yanında olarak sabahlarsa, sanki dünyanın bütün nimetleri kendisinde toplanmış gibi olur.”

Bir diğer hadislerinde de:

“İnsanlar şu iki şeyde aldanmıştır; bunlar sağlık ve boş vakittir.” buyuruyor.

Ölçü ve denge dini olan İslam, beslenme konusunda da aşırıya kaçmayı yasaklamış, bu konuda itidal üzere olmayı yani yeterli ve dengeli beslenmeyi emretmiştir.

Nitekim ilgili hadislerde de: “Acıkmadan sofraya oturmayınız. Sofradan tam doymadan kalkınız.”

“İnsanoğlu için tıka basa dolu mideden daha zararlısı yoktur.” buyurmuşlardır.

Çünkü yetersiz ve dengesiz beslenmek veya mideyi tıka basa doldurmak birçok hastalığa davetiye çıkarır.

Güzel Bir Rızık Pekmez

Meyveler insanlara bahşedilen en değerli gıdalardandır. Her tanesi mu’cizevî bir şeker deposu olan üzümün ise meyveler içindeki yeri daha bir başkadır. Kıymeti her geçen gün daha iyi anlaşılan bu meyveden Kur’ân-ı Kerîm’de bahsedilmesi, onun üzerinde daha dikkatli durmayı gerekli kılmaktadır. Gerek coğrafî ve gerekse ekolojik şartlar bakımından ülkemiz bağcılığa elverişlidir. Asmanın anavatanı Anadolu’dur, bağcılık buradan dünyaya yayılmıştır.

Harika Bir Gıda SÜT

Dengeli beslenme için günlük protein ihtiyacı her kilogram vücut ağırlığı için bir gram olup bunun yarısı da hayvani kaynaklardan temin edilmelidir. Hayvani ürünler içerisinde süt, insan hayatının her dönemindeki beslenmesinde en başta yer alan ve vücudumuzun ihtiyacı olan besin elementlerinin tamamına yakın kısmını bileşiminde bulunduran tek gıdadır. Süt içmeden sağlıklı büyümek ve dengeli beslenmek çok zordur.

Sütte, bağışıklık sistemine tesir eden ve canlı organizmanın hastalıklara karşı direncini artıran maddelerin olması onu daha da önemli hale getirir. Dünyaya gelir gelmez ilk gıdamız olan anne sütünün bu tür maddeleri biraz daha fazla ihtiva etmesi çok daha manidar ve düşündürücüdür.

SÜTLE BULUŞMA

ÇÖREKOTU : HER DERDE DEVA

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) 14 asır önce şöyle buyurmuştu: “Şu kara tanede (çörek otu) ölümden başka her derde deva vardır.” O zamanlardan günümüze kadar geçen asırlar boyunca, bu ufak taneli gıdada her hastalığa şifânın olabileceğine birçok kimse dudak bükmüştü. Maren Franz adlı bir Alman çörek otunun sağlığımız üzerindeki faydalarını araştırıp, bu konudaki yayınları bir araya getirdi. Sonuçta:”Tabiattan Gelen Şifâ Kaynağı: ÇÖREKOTU” adıyla dilimize tercüme edilen 96 sayfalık bir kitap ortaya çıktı. Üstelik, Peygamberimizin çörek otuyla ilgili hadisinin kendisini uyardığını ve bu sözü rehber alarak bu kitabı hazırlamaya giriştiğini önsözde belirterek...

Bu yazımızda Maren Franz’ın kitabından yola çıkarak, çörek otunun mucizevi tesirlerini tanıtmaya çalışacağız.

Çörek otu niçin değerli?

Zeytinyağı Mucizesi

ZEYTİN, Kur’an-ı Kerim’de birçok defa zikredilir ve insanlara çeşitli faydalar sağladığı kaydedilerek, bunda düşünen kimseler için ders olduğu hatırlatılır (Abese 29, Nahl 10). Tin sûresine ise incir ve zeytine yeminle başlanması dikkat çekicidir.

Hakikaten zeytin, yaprağından yağına kadar şaşırtıcı ve hayranlık verici pek çok özelliğe sahiptir.

Gıdalardaki Katkı Maddeleri

Katkı maddelerinin büyük bir bölümü maalesef insan sağlığı için zararlı maddelerdir. Bu zarar, çoğu kere alınan maddenin miktarına bağlıdır. Bazı özel durumlarda ise çok küçük miktarlarda olsa bile maddenin ortamda bulunması zararlı olabilmektedir. Geçen yazılarımızda bir kısmından bahsettiğimiz zararlı etkileri anlatmaya devam edelim.

GEN MÜHENDİSLİĞİ ÜRÜNLERİ VE GENETİK KİRLİLİK

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş