try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

hafıza

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Hafıza egzersizleri

Genç, yaşlı pek çok hastanın unutkanlık şikayetiyle kendilerine başvurduğuna dikkati çeken Dora, ''Beyin bilgisayar gibi algılanmamalı. Beyin herşeyi kaydetmiyor. Sadece istediğimiz, dikkat ettiğimiz şeyler kaydediliyor. Birşeye dikkat etmezseniz o kaydedilmez ya da kısa süreli dikkat verirsiniz, kısa süreli kaydedilir, sonra unutulur. Eğer kafanızda daha önemli şeyler varsa, ataların dediği gibi, 'bir kulağınızdan girip öbüründen çıkar'' diye konuştu.

Yapılacak işlerin, isimlerin hatırlanamamasının unutkanlık değil, genellikle dikkatsizlik ile ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dora, unutkanlık şikayetiyle gelen genç hastaların çoğunun şikayetinin aslında strese, iş yoğunluğuna bağlı dikkatsizlikten kaynaklandığı belirtti.

Dora, bu tip unutkanlığa ilişkin şikayetlerini azaltmak isteyenlere, stresi azaltıcı ilaçlar önerdiklerini, bu şekilde unutkanlık belirtilerini de azaltabildiklerini kaydetti.

TEKNOLOJİNİN HAFIZAYA ETKİSİ

Prof. Dr. Babür Dora, 65 yaş ve üzerindeki hastalarda beynin yaşlanmasına bağlı hafıza fonksiyonlarında azalma olabildiğini söyledi.

Hafıza Zayıflığına Çözüm

Vücudun birçok hastalığa karşı daha dirençli
olmasını sağlayan üzüm suyunun, hafızayı da güçlendirdiği bildirildi.
İtalyan La Stampa gazetesinde yer alan habere göre, ABD’deki Cincinnati
ve Tufts üniversitelerinin yanı sıra beslenmeyle ilgili bir araştırma merkezinde
görevli bilim adamları, hafıza zayıflığından şikayetçi 12 kişiyi iki gruba
ayırarak, 3 ay süreyle gözlemledi.
İlk grubun üyelerinden siyah üzüm suyu içmeleri istendi ve deney
süresince her iki gruba düzenli olarak hafıza testi uygulandı.
Araştırmanın sonucunda, saf siyah üzüm suyu içenlerin kısa süreli ve
sözsüz hafızalarında gelişme kaydedildiğini belirten uzmanlar, üzümün antioksidan
özelliklerinden dolayı insan sağlığına muhtemel faydaları olan polifenoller
bakımından zengin olmasının bu sonuçta rol oynadığını söylediler.

Başarı İçin Bellek Geliştirme

Bilginin depolanması ve gerektiğinde bilgiye erişilmesini sağlayan bellek, duyuşsal kayıt, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellekten oluşan bir bilgi işleme sistemidir. Duyuşsal kayıt, göz, burun, kulak gibi organlardan gelen bilgileri birkaç saniye saklar. Kayıt süresi 5 saniyeden kısa olduğu için zihinsel işleme tabi tutulmak üzere bilginin kısa süreli belleğe yerleştirilmesi gerekir. Bilginin işlem yapılmaksızın kısa süreli bellekte tutulma süresi yaklaşık 15 saniye kadardır (1). O nedenle gelen bilgi hemen işlenerek önemli ve anlamlı görülenler gerektiğinde hatırlanmak ve kullanılmak üzere uzun süreli belleğe gönderilir, diğerleri ise unutulur.

Bilgiyi kısa süreli bellekte daha uzun süre tutabilmek, uzun süreli bellekte daha çok bilgi depolayarak gerektiğinde hatırlayabilmek için birtakım bellek geliştirme teknikleri/stratejileri bulunmaktadır (2).

Bunlar:

1- Gözlem/yoğunlaşma,
2- Bilgiyi gözde canlandırma,
3- Çağrışım,
4- Bir şeyin yerine başka bir şey koyma,
5- Sınıflandırma,
6- Birleştirme,
7- Bellek askıları stratejileridir.

Yiyeceklerle değişen psikolojimiz

Yediklerimiz ve beynimiz

Tükettiğimiz besinler, beynimizde bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ve oradan da uyarının türüne göre beynimizi ilgilendiren emir merkezine ulaşır.

Kimyasal mesajları taşıyan Nörotransmiterlerin üretiminde veya serbest bırakılmasında yediğimiz besinlerin büyük etkisi vardır. Nörotransmiterler beyinin emir merkezine vücudun istemleri olan tokluk, açlık, acı, endişe gibi uyarıları iletmekle yükümlüdür.

Sıcak bir maddeye dokunduğumuz anda nörotransmiterler elimizin yandığını ve daha sonra acı hissedeceğimizi elimizi o sıcak yerden biran önce çekmemiz gerektiğini beynimizin refleks merkezine iletirler ve beyin de bunu hareket kaslarımıza iletir. Bu mesaj alınır alınmaz hemen elimizi sıcak olan yerden hızla çekeriz.

Yiyeceklerin de bu aktivitelerde büyük payı olduğunu bu araştırma ile daha iyi anlayabiliyoruz. Eğer bazı ispatlanmış gerçekleri öğrenirseniz siz de psikolojinizi etkileyebilirsiniz.

Unutmanın Nedenleri

Öğrenmenin tersi olan bir bellek işlevidir. Yani, öğrenilenlerin zihinde yeniden canlandırılamamasıdır. Unutmayla ilgili çeşitli kuramlar ileri sürülmüştür. Unutmanın tanımlanması ve türleri kuramların bu konudaki görüşlerine göre belirlenir.

Fizyolojik temellere dayanan kuramlara göre, unutma öğrenilenlerin ya da anıların beyindeki izlerinin zamanla aşınıp silinmesi sonucu olur.

Kalitesiz oto kokuları hafıza kaybı yapıyor

Sağlık Bakanlığı, izin alınmadan üretilen ve satılan oda ve oto kokularının halk sağlığını tehdit ettiğini açıkladı. Bakanlık uygun bulunan ‘oto ve oda kokuları’ için Türkçe etiket hazırladıklarını bildirdi.

Beyinimizim %10´unu mu kullanıyoruz ?

Çocukluğumuzda bazı büyüklerin sohbetlerinde Allah’ın kudretine örnekler ve-rilirken beynimizin mükemmelliğinden bahsedilirdi. Bu müthiş organın mucizevî özellikleri sayılırken kapasitesinin büyüklüğünü anlatmak için "bütün hayatımız boyunca beynimizin en çok % 5’ini kullanırız, Einstein gibi dâhiler bile ancak % 10’unu kullanıyorlar" gibi ifadeleri hayran bir şekilde dinlerdik. Bu hususta son yıllarda yapılan araştırmalar ise daha farklı görüşleri dillendiriyor.

İsim ve Yüzleri nasıl hatırlamalı?

İsim ve Yüzleri nasıl hatırlamalı?
Çoğu kişi için hafızayı en çok zorlayan konu, tanıştığı insanların isimlerini hatırlamaktır. Pek çok çalışan, isimleri asla hatırlayamadığından, oysa o yüzü daha önce gördüğüne emin olduğundan yakınır. Bu neden olur? Bildiğiniz gibi beyin, resimler halinde düşünür. İnsan yüzü de bir resim olduğundan, bu yüzü tanımanız çok doğaldır. Ama kişinin ismi nedir?

Hatırlamanın En Güçlü Yolu Mnemonik Hafıza Teknikleri

Londra’da 1993 yılının Ağustos ayında II. Dünya Hafıza Şampiyonası yapılmıştı. Bu şampiyonasının birincisi 2 dakika aralıklarla sunulan 100 sayıyı hafızasına almış ve sade 30 dakika içersinde 1002 adet çift sayı üretmişti. Aynı şampiyonanın ikincisi 1000 kişinin ismini 15 dakikada öğrenmiş ve sırasıyla sayabilmiştir. Bir başka yarışmacı ise Blackpoll´daki otellere ait olan 15 bin telefon numarasını ezbere söyleyebilmiştir.

Koku, hafızayı güçlendiriyor

Science Dergisi’nin haberine göre hafızanızı güçlendirmek istiyorsanız, bir gül koklayın. Almanya’daki Lübeck Üniversitesi bilim adamlarından Jan Born ve ekibi, uykunun hafızaya nasıl etki ettiğini bulmak için, deneklere bilgisayardan çift objeler ve kartlar gösterdiler.

Denekler sonra iki gruba ayrıldı ve birinci grup gül kokusu, ikinci grup ise hiçbir şey koklatılmadan uyutuldu. Deneklere uyku sırasında da koku koklatan uzmanlar, uyku sırasında beynin verdiği reaksiyonları MRI cihazıyla ölçtüler.

böğürtlen hafızayı güçlendiriyor

Hafıza kaybından, ishale kadar bir çok rahatsızlığa iyi geldiği belirtilen böğürtlene olan ilgi, her geçen gün arttıyor. Uzmanlar tarafından, çiçekleri ve taze meyvesinin bir çok hastalığa iyi geldiği belirtilen böğürtlen, iklim özellikleri nedeniyle en çok Mersin ve Bursa yörelerinde yetiştiriliyor. Kozmetik sanayisi ise böğürtlen aroması bulunan duş jeli ve güzellik losyonları üretmeye başladı.
Diyabet ve böbrek taşlarına faydalı

Öğle uykusuyla yenilenin

Gün içinde 60 ila 90 dakika arasında uyumanın beyni 8 saatlik bir gece uykusu kadar dinlendirdiği belirtiliyor.

ABD Harvard Üniversitesi bilim adamlarına göre, gün ortasında uyumak insan vücudu için çok faydalı. Ayrıca gün içinde 60 ila 90 dakika arasında uyumanın beyni 8 saatlik bir gece uykusu kadar dinlendirdiği belirtiliyor.

Bilim adamları, öğle uykularının beyni dinlendirmesinin yanında öğrenme yeteneğini de arttırdığını vurguluyorlar. Gündüz uykusunun etkilerini araştıran bilim adamları seçtikleri denekler üzerinde testler uyguladılar.

Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre, gündüz 60 ila 90 dakika uyuyanların test sonuçlarının uyumayanlara kıyasla çok daha başarılı olduğu ortaya çıktı.

Bilim adamları yaptıkları testler sonucunda gündüz uykusunun hafızayı da güçlendirdiğini saptadılar. Buna göre, gündüz uyuyanların 24 saat önce öğrendiklerini uyumayanlara kıyasla çok daha kolay hatırlayabildiği görüldü.

Hafıza nasıl geliştirilir?

Randevularınızı mı unutuyorsunuz? Otomobilinizin anahtarlarını nereye koyduğunuzu hatırlamıyor musunuz? Çocuğunuzun veya eşinizin doğum tarihi bir türlü aklınıza gelmiyor mu?

Bu ve benzeri sorulara vereceğiniz cevap “evet” ise, sizi bu önemli dertten kurtaracak bir kitap yayımlandı. Çalışmalarının çoğunu hafıza geliştirmeye ayıran Betty Fielding’in kaleme aldığı “Hafıza El Kitabı” (Dharma Yayınları), orta yaş sonrasında hafızasını geliştirmek isteyenler için 10 basit fakat iddialı metot sunuyor. Fielding, “Hafıza El Kitabı, kişilerin kendilerinde ya da sevdikleri birinde deneyimledikleri hafıza boşluklarıyla ilgili güçlükleri çözmek yönünde bilgilendirici, iyimser ve olumlu bir yaklaşımdır. Kitap, hafızanın nasıl çalıştığını ve nasıl geliştireleceğini anlamak için sağlam bir temel arayan düşünceli erkeklere ve kadınlara yol göstermektedir” diyor.
Her şeyin başı dikkat

Elmada bulunan antioksidanlar hafızayı güçlendiriyor

Günde bir yada iki elma,yaşa bağlı olarak gelişen hafıza kaybını önlüyor,yaşlanmanın beyin üzerindeki etkilerini engelliyor ve Alzheimer Hastalığına karşı koruyor.

Yapılan yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre elma suyu,beyinde bulunan ve sinir iletiminden sorumlu olan “ Asetilkolin “ maddesinin azalmasını engelleyerek beyindeki iletim sistemini koruyor ve hafızanın korunmasını sağlıyor.Asetilkolin maddesi,güçlü bir hafıza ve beyin sağlığı için kritik madde sayılıyor.

Daha önceden yapılan çalışmalar,beyindeki asetilkolin miktarı artırıldığında,Alzeheimer’lı hastaların bunama hızının yavaşladığını göstermişti.

Massachusetts Üniversitesi uzmanlarından Thomas Shea :

“ Yaptığımız çalışmalar,elma yada elma suyu gibi antioksidan maddelerden zengin gıda alınmasının beyinde son derece olumlu gelişmeler sağladığını ve hafızayı güçlendirdiğini gösterdi.Hafızanın güçlenmesi ve beyin sağlığının korunması ise hafıza kaybına bağlı olarak yaşanan birçok handikapı engellemektedir “ diyor.

Beyninizin Hangi Yarısını Kullanıyorsunuz?

Yukarıdaki resimde dönen bir kadın silueti görüyorsunuz. Kadın saat yönünde mi dönüyor, saatin ters yönünde mi? "Çok saçma bir soru" diyeceksiniz, "besbelli değil mi hangi yönde döndüğü?" Evet, cevap herkes için apaçık ama herkes o cevabın ne olduğu konusunda anlaşamıyor! Rivayete göre daha çok beyninin sol yarısını kullananlar kadının saatin ters yönünde döndüğünü, sağ yarısını kullananlar kadının saat yönünde döndüğünü görüyorlarmış.

Resmi ilk algıladığınızın ters yönünde döndüğünü algılamak oldukça zor ama imkansız değil. Resmi durdurur, kareleri tek tek incelerseniz, her karenin çift anlamlı olduğunu göreceksiniz. Mesela aynı kareyi "kadın sağ elini kaldırmış bana doğru bakıyor" gibi algılamak da, "kadın sol elini kaldırmış ve sırtını dönmüş" olarak algılamak da mümkün.
Şahsen, uzun uğraşlardan sonra iyi konsantre olursam şimdi kadının iki yönde de döndüğünü görebiliyorum, ama baskın olan algım saat yönünde döndüğü şeklinde.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş