try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

kadın

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kadınlar ve Sırt Ağrıları

Hanımların büyük çanta modasına takılıp kalmaları sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.Eğer taşıdığınız çanta ağırlığınızın yüzde 10'undan fazla ise çok ağır taşıyor, bu da size bel ve sırt ağrısı olarak geri dönecek demektir. İşte sırt ağrısından kurtulmanın yolları...
Hanımlar sırt, bel ve boyun ağrılarından çok sık şikayet eder. Gün içinde taşınan ağır ve büyük çantaların sırt ağrılarının nedenini oluşturan önemli bir etken olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle çalışan hanımların yanlarından ayıramadığı taşınabilir bilgisayarlar daha çok sayıda sırt ve boyun ağrısı şikayetleri yaratacağa benziyor.
Büyük çantalara olan bakış açımızı modadan sağlığa kaydırırsak güzel olduğu kadar sağlıklı olduğunu pek söylemeyiz. Bu tip çantalar hanımların kaslarına baskı yaparak şiddetli bel ve sırt ağrılarına neden olmaktadır.

Ev Kadınlarının Diyeti

Herseyi yiyerek hem kilo verip, hem de saglik kazanabilirsiniz Bunu yani sira günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin Agziniza attiginiz her lokmayi uzun uzun çignemeye de özen gösterin
Günlük 1600 kalori içeren bu diyeti uygularken çikolata, dondurma ve bisküvi ya da tart gibi keyif veren gidalardan ödün vermiyorsunuz ancak miktara dikkat etmeniz sartiyla Ayda 1 ile 3 kilo kadar verebilirsiniz Eger daha fazla kilo vermek istiyorsaniz günlük ekmek miktarini iki dilime indirip, tatli ve çikolata yerine yogurt ve meyve yemelisiniz
Pazartesi
Kahvalti
1 bardak (250 gr) light süt, 2 dilim kizarmis ekmek
Ara
1 muz
Ögle
30 gr haslanmis tavuk gögüs eti, 30 gr beyaz peynir, 1 domates, 2 siyah zeytin, 3 dal maydanoz, 1 çay kasigi zeytinyagi ile hazirlanmis 60 gr makarna; 300 gr limonlu karisik meyve salatasi
Ikindi
1 dilim kavun
Aksam
1 domates, 30 gr ton baligi konservesi ve 60 gr pirinçle hazirlanmis pilav; 1 domates ilaveli150 gr roka salatasi, 2 dilim kepekli ekmek
Gece
125 gr meyve ilaveli light yogurt
Sali
Kahvalti
1 çay kasigi bal ve 30 gr yulaf ezmesi ilaveli 1 bardak light süt
Ara
125 gr meyve ilaveli yogurt
Ögle

Yaz mevsimi, hamileliğin en zor geçtiği dönemdir

Yaz ayları özellikle hamileliğin son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Sıcak, nem sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. O halde ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?

Yaz mevsimin gelmesiyle mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları hamile bayanları çok fazla etkiliyor. Yaz mevsimi hamileliğin en zor geçtiği dönemdir. Sıcak ve nemli havalar özellikle son aylarında anne adaylarına sıkıntılı günler yaşatabilir.

Gebelerde yaz döneminde görülen sıkıntılar; sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı olarak karşımıza çıkıyor. Bu dönemde anne beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekiyor.

1. Gebeler direkt güneş altında kalmamalı. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz, karın bölgelerinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir. Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkılmaması önemli.

Menopoz, Bir hastalık Değildir!

Hanımların yaşantısı erkeklerden farklıdır ve her birinin psikolojisi farklı dalgalı dönemleri barındırır: Çocukluk, genç kızlık, evlilik, hamilelik, annelik ve akabinde menopoz devreleri gibi.

Menopoz, kadın yumurtalıklarının faaliyetinin durması sebebiyle ay hâlinin veya adet kanamasının kesilmesi demektir. Ortalama menopoza girme yaşı 51 olmakla birlikte 45 – 55 yaşları arasında da olabilir. Özellikle gelişmiş toplumlarda yaşayan kadınlar menopoza daha geç yaşlarda girerler. Sigara ve yetersiz beslenme menopozu erkene alır.

Kadınların bir çoğu menopozdan 4–5 yıl önce düzensiz adet görmeye başlar. Menopoza girişte ise kadından kadına değişen yoğunlukta ateş basması ve terleme nöbetleri, eklem ağrıları, uyku problemleri, osteoporoza eğilimi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Deodorantlar ve Meme Kanseri

İngiltere de Reading Üniversitesi nden bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, deodorantların meme kanserlerine yol açabileceğini ortaya koydu.

Journal of Applied Toxicology adlı tıp dergisinde yer alan araştırmanın, bilim dünyasında yeni tartışmalara yol açacağı belirtiliyor.

Araştırmacıların 20 meme tümörünü inceledikleri, 18 inde, parabens olarak bilinen sentetik kimyasalın bulunduğunu tespit ettiği öne sürüldü.

Bilim adamları, ilk kez parabens adlı kimyasalın tümörlerin içindeki varlığının tespit edildiğine işaret ederken, araştırma sonuçlarını Journal of Applied adlı dergiden alıntı yaparak yayımlayan The Observer, Bu araştırma yanıt vermekten ziyade, soruları artırıyor yorumunda bulundu.

Reading Üniversitesi bilim adamlarının, insanlar tarafından üretilen kimyasal maddelerin deri tarafından emildikten sonra dokularda biriktiğini düşündüklerine de işaret eden Observer, Ancak kanserle mücadele eden dernek ve kuruluşlar bu sonuçların ihtiyatla karşılanmasını tavsiye ediyor. Bu kuruluşlar, kozmetik ürünleri, deodorantlar ve terlemeyi önleyici malzemeler ile kanser arasındaki ilişkinin henüz kanıtlanmış sayılamayacağını vurguluyor ifadesine yer verdi.

Kilolular meme kanserini daha ağır geçiriyor

Kilosu fazla olan meme kanseri hastalarının, hastalığı normal kilolulara göre daha ağır geçirdiği belirlendi.

ABD’deki Teksas Üniversitesinin Anderson Kanser Merkezinde görev yapan bilim adamları, obez ve şişman olan meme kanseri hastalarının normal kilolu meme kanseri hastalarına göre hastalığı daha ağır geçirdiğini ve daha çabuk öldüğünü bildirdi.Clinical Cancer Research dergisinde yayımlanan araştırmayı yapanlardan Dr. Massimo Cristofanilli, en tehlikeli meme kanseri türü iltihaplı meme kanserinin obez hastalarda görülme oranının yüzde 45, şişman hastalarda yüzde 30, normal kilolu hastalarda yüzde 15 olduğunu belirterek, araştırmalarının obez hastaların meme kanserini daha ağır geçirdiğini ortaya çıkardığını, şişman dokuların hastalığın daha ağır geçmesine neden olan iltihaplanmayı artırabileceğini öğrendiklerini söyledi.

Cristofanilli ve arkadaşları araştırmaları sırasında 606 meme kanseri vakasını inceledi. Vakaları tüm dünyada kabul gören Vücut Kitle Endeksine (Ağırlığın metre cinsinden boyun karesine oranı ile hesaplanması) göre sınıflayan bilim adamları, endeksi 25’in altında olanları normal kilolu, 25 ile 30 arasındaki şişman, 30 ve üzeriyse klinik obez olarak sınıflandırdı.

Süper Kadın Hastalığı!

Süper kadınların hastalığı olarak adlandırılan ‘fibromiyalji’de hastalar, yaygın kas ağrıları, çarpıntı, migren, ellerde uyuşma, barsak spazmları, gaz şikayetlerinden yakınıyor. Hastalar doktora ‘Her yerim ağrıyor, dayak yemiş gibiyim, sabah bitkin kalkıyorum’ diyerek geliyor...International Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayda Uluhan, “Bu hastalık daha çok süper kadınların hastalığı. Kesin bir tedavisi yok, hastaya hayata bakışını değiştirmesi, aşırı stresten uzak durmasını öneriyoruz” dedi.

Fibromiyaljiye kas romatizması denilse de, ne iltihaplı bir hastalık, ne de romatizmal bir rahatsızlık. Birçok belirtisi var. Hastalığın tam olarak neden olduğu bilinmemekle birlikte, uyku bozukluğu olan kişilerde daha çok görülüyor.

Kadınlarda Böbrek Taşları Riski ve Meşrubat İçilmesi

Bol sıvı alımı, tüm yazarlarca olmasa da çoğu yazar tarafından böbrekte taş olan durumlarda yinelemeyi azalttığı düşünülerek önerilmektedir.

Belli meşrubatların böbrek taşı oluşumu üzerinde etkileri ile ilgili çok az çalışma vardır.

Bira ve kahve tüketimi ile böbrek taşı öyküsü arasında negatif bir ilişki vardır. Karbonatlı içeceklerle (soda) ise pozitif ilişki söz konusudur. Süt, çay ya da su için belirgin bir bağlantı yoktur. Erkeklerde yapılmış izlem çalışmasında elma suyu ve greyfurt suyu ile artmış, kahve, çay ve alkollü içeceklerle azalmış risk saptanmıştır. Bu çalışma kadınlara uyarlanmaz; çünkü taş oluşumu erkeklerden farklı olabilir. "su içmek" bu çalışmaya alınmamıştır.

1986-1994 yılları arasında, böbrek taşı öyküsü olmayan 81093 hemşire çalışmaya katılmış ve 18 meşrubat sorgulanmıştır. En çok tüketilen sıvılar su (ortalama 2-3 bardak /gün), kafeinli kahve (ortalama 1 fincan/gün), süt (2-4 bardak / hafta).

Kendi Kendine Meme Muayenesi

Meme hastalıklarının erken tanısında hastanın düzenli aralıklarla kendi kendini muayene etmesi büyük önem taşır. Her ay bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması kadının kendi memesinin normalde nasıl hissedildiğini, normal durumunun ne olduğunu öğrenmesini ve herhangi bir değişiklik gelişince en kısa sürede belirlenmesini sağlar. Meme muayenesi için en uygun zaman adet gören kadın için adetinin bitiminden sonraki ikinci ya da üçüncü gündür.

Menopoz “Kadınlığın Sonu” Değil...

Menopoz dönemi birçok kadın için endişe anlamına geliyor. Oysa gerekli incelemeler yapıldıktan sonra uygun görüldüğü taktirde doktor kontrolünde düzenlenecek, kişiye özel tedaviyle bu sıkıntılı dönemi aşmak artık daha kolay.

Menopozda Ortaya Çıkan Şikayetler ve Değişimlere Yakından Bakış

Bu bölümde menopoz ve yaşlılıkta kadında meydana gelen değişimler ve yakınmalara biraz daha yakından bakalım ve bir sonraki bölümün sonunda daha detaylı bahsedeceğimiz hormon yerine koyma tedavisi yanında, bu yakınmaları azaltıcı önlemleri gözden geçirelim.

Kadınlarda Sık Görülen Üreme Sağlığı Sorunları

Adet düzensizlikleri

Her kadının yaşamı boyunca zaman zaman adet kanamalarında düzensizlikler olabilir. Adet düzensizliği diyebilmek için bu durumun yineleyici nitelikte olması gerekir.

-Adetler 9 yaşından önce başlamışsa,

-16 yaşına kadar meme gelişimi, tüylenme, vücut şeklinin değişmesi gibi, ikincil seks karakterleri denilen değişiklikler başlamamış ve henüz adet görülmemiş ise,

Meme Kanserinin Önlenmesinde Beslenmenin Rolü

Soya Mucizesi

Batı toplumlarında meme kanseri en fazla görülen 2. kanser türüyken, Uzak Doğu ve Asya’da görülme oranı daha düşüktür. Asya ve Uzak Doğudan Amerika’ ya göç edenler üzerinde yapılan çalışmalarda meme kanseri oluşumunda çevresel koşulların genetik etmenlerden daha etkili olduğu saptanmış ve buna en önemli katkıyı da beslenme şeklinin sağladığı belirtilmiştir.

Bir çok bitkide östrojenik aktiviteye sahip çeşitli kimyasal bileşikler mevcuttur. Bu bileşikler tıpkı insan vücudunda bulunan östrojene benzer yapı gösterirler.

Uzak Doğuda çeşitli formlarda soya fasulyesinin tüketimi yaygındır (soya fasulyesi, tofu, soya sütü gibi). Soya, bitkisel östrojenler (fitoöstrojen) açısından zengin bir kaynaktır.

İnsan fizyolojisinde östrojenlerin rolü genellikle önemlidir. Bitkisel besinlerde bulunan fitoöstrojenler, insan sağlığının korunmasında, pek çok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynarlar.

Kadın ve erkek arasındaki 40 fark

Ergenlik Sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş