try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

kalp ve damar hastalıkları

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kalp ve damar hastalarına sarımsaklı limon formülü


BUNU YILDA BİR KEZ MUTLAKA YAPIN

Özellikle Rus doktorların tavsiye ettiği kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tan
siyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.

Türkiye'deki bazı doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor.

EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ

- 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış limon suyu

- 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu'da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)

- Ağzı sıkı kapanan koyu renkli bir kavanoz (2 litrelik pet şişeler de kullanılabilir)

HAZIRLANIŞI

Kalp Hastaları Yaz Mevsiminde Dikkatli Olmalı

Yaz aylarından etkilendikleri için, koroner kalp hastalarının aşırı sıcaklardan kaçınmaları gerekiyor. Uzmanlar hastaların günde en az 2 litre su içmeleri, ağır ve yağlı yemekler yerine günü sebze ve meyveyle geçirmeleri gerektiğini kaydediyor...

Prof. Dr. Sönmez, “Çünkü bu hastalar, vücutlarındaki fazla su ve tuzu idrarla atarlar. Ancak yazın çok terledikleri için terlemeyle de tuz ve su atacaklarından özellikle tuz kayıpları aşırı miktarda olmaktadır. Bu da halsizlik, bitkinlik ve ritm bozukluğuna yol açabilir. O nedenle yazın bir otomobilin nasıl karbüratör ve klima ayarları yaptırılıyorsa, kalp kapak hastalarının da doktorlarına danışarak, idrar söktürücü ilaç dozunu gerekli miktara gelecek şekilde azaltmaları gerekiyor” diye değerlendirdi.

TER KAYBI KAN AKIŞKANLIĞINI AZALTIYOR

Koroner kalp hastalarında ise kan akışkanlığının çok önemli olduğunu ifade eden Sönmez, şunları kaydetti:

ASPIRIN VE KALP KRIZI

Aspirin ve Trombositler

Aspirin kanınızın pıhtılaşma biçimini ekler. Bir kan daman zedelenmesi nedeniyle kanama olduğunda, trombositler denilen kan hücreleri zedelenme bölgesinde birikirler.

Trombositler kan damarındaki delikleri kapatan yapışkan bir kitle oluştururlar. Aspirin trombositlerin birikimini azaltır ve kanama olduğunda pıhtıların oluşumunu zayıflatır.

Aspirin ve Kalp Krizi

Kalp krizi, bir koroner atardamarın bir kan pıhtısıyla tıkanmasının sonucu olduğu için, aspirinin pıhtılaşma üzerindeki etkisi bir kalp krizinin ilk saatlerinde yararlıdır. Her gün aspirin almak, by pass ameliyatı geçirenler de dahil olmak üzere, koroner atardamar hastalığı olan insanların çoğunda yararlıdır.

Aspirin ve Felç

ELMA KALP SAĞLIĞI İÇİN İDEAL

Kötü kolesterolün oksidasyonunu önlemenin yanı sıra, vücudunuzu ultraviyole ışınları, yanıklar ve sigara gibi birçok çevresel faktörün oluşturduğu zararlardan arındırmak için yüzde 100 meyve konsantresi içeren elma suyundan faydalanın.

Antioksidan etkiye sahip besinlerin vücudumuz için önemi

Vücudumuzda enerji üreten tüm hücreler düzenli olarak oksijene ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle oksijen yaşamın temelini oluşturuyor. Diğer yandan oksijen vücut hücrelerinde yandığında serbest radikaller veya oksijen içeren son ürünler oluşuyor. Antioksidanlar vücudumuzdaki vücut hücrelerinde, dokularda ve hücre çoğalmasını kontrol eden DNA nın yapısında hasara neden olan serbest radikallere karşı savaşıyorlar.

İNCE BELLİLER DE KALBİNE DİKKAT ETMELİ

Yeni bir araştırma, kilosu düşük olduğu için egzersiz yapmaya ihtiyacı olmadığına inananları uyarıyor: Kalp rahatsızlıkları herkes için bir risk.

Londra merkezli araştırma ekibi üç ayrı denek grubunun damarları tıkayan kötü kolesterol seviyelerini ölçtü. 37 kişiden oluşan ilk grup hem vücudu ince olan hem de spor yapanların grubuydu.

Bunun yanı sıra egzersiz yapmayan fakat ince olan 46 kişi ve egzersiz yapmayıp aynı zamanda aşırı kilolu olan 28 kişinin kolesterolü ölçüldü.

Uluslararası Obezite Dergisi'nde yayımlanan araştırma sonuçları hareketsiz kalmayıp egzersiz ve spor yapanların hem daha ince ve dirençli olduğuna hem de kalp-damar hastalıklarına yakalanma risklerinin azaldığına işaret ediyor.

Brunel Üniversitesi'nden Dr. Gary O'Donovan, "Çok sayıda kişi -özellikle de ince olanlar- muntazam egzersiz yapmanın tek faydasının kilo kaybetmek olduğuna inanıyor. Oysa araştırmamıza göre kilosuz olanların da sağlıklı kalması ve kolesterolü kontrol altında tutması için aynı şekilde egzersiz yapması gerekiyor" diyor.

Ölçünüze aldanmayın

Koroner Kalp Hastalığı ( KKH ) NEDİR?

Kalbin kasılmasını sağlayan myokard adı verilen kas tabakasının beslenmesi (oksijenlenmesi) , ''koroner'' denen (kalbe özel) damarlar vasıtasıyla gerçekleştirilir.

Özellikle hayvansal gıdalarda bulunan ve fazla miktarda alındığında damar iç yüzeyine yapışan ''kolesterol'' isimli yağ türü, normalde esnek olan damarlarımızın esnekliğini azaltır ve damar duvarlarında birikerek damar boşluğunu daraltır. Damar duvarındaki bu sertleşme veya damarın tıkanması durumuna ''ateroskleroz'' denir. Yüksek tansiyon, yaşın ilerlemesiyle damar yapısının bozulması, sigara kullanımı vb etmenler de aterosklerozu hızlandırır.

Ateroskleroz veya başka bir nedenle myokard'a gelen kan miktarı azalırsa myokard yeterli seviyede oksijenlenemez;''iskemi'' (dokunun kanlanamaması)

oluşur. İskemi, KKH'na neden olur. Kalbin myokard kas tabakası tam beslenemediği için yeterli kasılamaz, bu da hastada kendini ''angina pectoris'' (göğüs ağrısı) şeklinde gösterir.

KKH'nın diğer adları "koroner arter hastalığı", ''iskemik kalp hastalığı'' ve ''aterosklerotik kalp hastalığı''dır.

KKH için '' RİSK FAKTÖRLERİ '' Nelerdir

A- Değiştirilemeyecek risk faktörleri :

NAR: KALP VE TANSİYON HASTALARI İÇİN İDEAL BİR BESİN

Nargiller familyasından; Akdeniz bölgesinden Japonya ya kadar yabani olarak yetişen canlı kırmızı çiçekli, dört köşe dallı, hafifçe dikenli bir ağaççıktır. Yaprak kenarı ve sapı kırmızımtraktır. Çiçekleri parlak kırmızıdır. Meyvesi portakal büyüklüğünde, esmer kırmızı renkli, çok tohumludur. Yenen kısmı, tohumlarının etli ve bol usareli kısmıdır. Ağacın gövde, kök ve dal kabukları; nişasta, mannit, reçineli maddeler, asitler, tanen, punicin ve olkoloidler taşır. Nar kabuğundan yapılan ilaçlar tenya düşürmek için kullanılır.

Nar, şifalı bitkiler literatüründe yer alır. Genellikle besleyici ve tedavi edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir, haricen de merhem olarak kullanır. Onun sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır. Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunmaktadır. Ancak içerdiği bazı kimyevi maddeler yüzünden mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamilelerin fazla kullanmamaları tavsiye edilir.

Türkiye’deki ölümlerin yüzde 43’ü kalpten

Kalp haftasında bir açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, sigara, alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının kalp hastalıklarının bir numaralı sorumlusu olduğunu belirterek halkı uyardı.

Türkiye’de kalp damar hastalıkları, ölüm nedenleri içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de 2 milyon kalp hastası olduğunu ve her yıl 130 kişinin hayatı kaybettiğini belirten Sağlık Bakanlığı Yetkilileri, ölümlerin önemli bir bölümünün 41 ile 58 yaş grubunda gerçekleştiğine dikkat çekti. Bakanlık, kalp damar hastalıklarından korunmak için fazla kiloların verilmesini, akdeniz diyetiyle beslenilmesini, haftada 4 kez yarım saat yürüyüş yapılmasını ve sigara içilmemesini tavsiye ediyor.Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden “Kalp Sağlığı Haftası” dolayısıyla yapılan açıklamada, Türkiye’de gerçekleşen tüm ölümlerin ilk sırasında, kalp- damar hastalıklarının yer aldığı bildirildi.

KALBİNİZİN SESİNİ EN SON NE ZAMAN DİNLEDİNİZ..!

Özellikle son yıllardaki istikrarsız ekonomi,yaşam koşullarını herkes için zorlaştırmış, zamansızlık ve popüler kültürün de etkisi ile değişen beslenme alışkanlıklarından dolayı kalp ve damar hastalıklarında tanıların önceden koyulması, risk faktörlerinin kişiye özel olarak belirlenmesi hayat kurtarıcı bir nitelik taşır. Dolayısı ile kalbinizin ve vücudunuzun sesini dinlemeniz, düzenli kontroller yaptırmanız bu konuda hayati ve ekonomik bir çözümdür.

KALP ve DAMAR HASTALIKLARI

Kanserden sonra kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada ölüme en çok sebebiyet veren hastalıklardan biridir. Türk Kardiyoloji Vakfı tarafından verilen bilgiler doğrultusunda, ülkemizde yaklaşık olarak 2 milyon koroner kalp hastası bulunmakta ve her yıl 160 bin kişi bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmektedir. Gerekli önlemler alınmadığı taktirde mevcut sayının önümüzdeki 10 yıl içinde 300 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.

KALP ve DAMAR HASTALIKLARI NEDİR?

Organlarımızın sağlıklı şekilde çalışabilmeleri ve korunabilmeleri için kana ihtiyacı vardır. Kanı organlarımıza taşıyan damarlar ise atardamarlarımız olup atardamarlara kanın pompalanmasını sağlayan kalbimizdir.

Koroner Kalp Hastalığı, By-Pass » Beslenme

Sağlıklı beslenmek için diyet katı yağlardan ve kolesterolden fakir; sebze, meyve ve lifli gıdalardan zengin olmalıdır. Günlük tuz kullanımı 6 g'ı geçmemelidir.

Yağ tüketimi total enerjinin %30'u kadar (%25-35) olmalıdır.

Kolesterol ve yağ tüketimi

Kolesterol miktarı yüksek besinler, sakatat (beyin, ciğer, böbrek), tereyağ ve yumurta sarısı doymuş yağlardan da zengin olan gıdalardır. Haftada 1 yumurta sarsından fazla yemeyiniz. Yemeklerinizde doymamış yağ grubundan olan bitkisel yağları; ayçiçeği ve soya yağı tercih ediniz. Kan kolesterol seviyesinin artması bypass hastaları için önemli risk faktörüdür. Bu maksatla düzenli takip ve tedavsini önermekteyiz.Kandaki değerlerinize göre doktorunuza danışarak diyet listesi alınız.

'Oruç kalp hastalıklarından korur'

Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Baştemir, ramazan ayında oruç tutmanın sağlıklı kişileri koroner kalp rahatsızlığından koruduğunu bildirdi.

Orucun sağlıklı insanlar için çok yararlı olduğunu, ancak sağlık sorunu olan kişilerin çok dikkatli olması gerektiğini söyleyen Dr. Baştemir, yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini, bu nedenle oruç tutanların ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmasını ve iftar yemeğinin yavaş ve az miktarda yenilip birkaç saat sonra öğün takviyesi yapılmasını önerdi.

Orucun ardından iftar sofrasında kontrolsüz ve aşırı miktarda beslenmenin, organizmanın anormalleşmesine neden

Modern Hayat Bizi 'Kalp'ten Vuruyor!

MODERNİZMDEN bahis açıldığında zihnimizde ilk çağrışım yapan iki kelime “hız ve haz” oluyor. İnsanoğluna bir yandan ihtiyaçlarının sınırsızlığı telkin edilirken, diğer yandan sınırlı kaynakların kullanımı noktasında kıyasıya rekabet körükleniyor. Modern insanın “daha fazlası,” “daha yenisi,” “daha pahalısı” derken sahip olmak uğrunda ömrünü tükettiği şeylerin ne kadarının gerçek anlamda ihtiyacı olduğunu sorgulayacak fırsatı da yok, durup düşünecek zamanı da. Çünkü o hep koşturmak zorunda. Bu arada medya ve reklam sektörü eliyle düşünceler, istekler ve ihtiyaçlar zaten şekillenmekte. İhtiyaçların karşılanması adı altında sürekli nefsanî isteklerinin tatminine yönelik bir hayat tarzı böylece süregelmekte.

Tuzu kesmek kalp krizi riskini azaltıyor

İngiliz Tıp Dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, daha az tuz tüketmek, kalp ve damar hastalıkları riskini dörtte bir, kalp krizi riskini de beşte bir oranında azaltıyor.

Çok fazla tuz tüketiminin kan basıncını yükseltebileceği, yüksek tansiyonun da kalp krizi ve inme riskini artırabileceği uzmanlar tarafından zaten biliniyordu, ancak dergideki yeni araştırmada, bu bağlantı kanıtlanıyor ve tuzun verebileceği zararın boyutu ortaya konuyor.Çalışmada, günlük tuz alımının 6 gramı geçmemesi (erişkinler için önerilen miktar) gerektiği uyarısında bulunularak, tuz tüketimini az miktarda azaltmanın, kalp ve damar hastalıkları riskine büyük etkisi olduğu vurgulanıyor.

Günlük beslenmelerindeki tuz tüketimini önemli miktarda düşüren insanların, gelecek 10-15 yılda kalp-damar hastalıklarına yakalanma olasılığı yüzde 25 oranında azalıyor. Bu kişilerin, kalp-damar hastalıklarından ölme riski de yüzde 20 düşüyor.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş