try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

kanser

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Meme kanseri iddiaları

Meme kanseri taramasinin yarari konusundaki supheler son zamanlarda artarken, taramanin yararlari ve zararlari arasindaki dengenin yeterince degerlendirilmedigi belirtildi.

British Medical Journal'da yayimlanan Oxford Universitesi epidemioloji uzmani Prof. Klim McPherson'un arastirmasina gore, bircok kadin taramalarda konulan yanlis teshis yuzunden gereksiz yere ameliyat oluyor.

Tarama yanlilari, kontrollerin yilda 1400 olumu onledigi gorusunu savunuyorlar. Bazi arastirmalar ise kurtarilan her bir hayata karsi 10 kadinin gereksiz yere tedavi gordugunu gosteriyor.

Yine kurtarilan her hayata karsilik 500 kadar kadin, biyopsi yapilmasiyla sonuclanabilen en az bir "yanlis

alarmla" karsilasiyor. Bu da kadinin sik sik radyasyon aldigi testlerden gecirilmesine ve hayatini endise icinde gecirmesine sebep oluyor.

Prof. McPherson, kontrollerin yarar-zarar dengesinin kadinlara yeterince acik bir sekilde anlatilmadigini, yararin abartilabildigini belirterek, "Mamografiden elde edilen bireysel yarar cok kucuk. Ancak bu iyi anlasilmiyor" dedi.

Piyasadaki 691 ürün kanser yapıyor!

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, 2005 yılında Avrupa Birliği’ne uyum kapsamında yayınlanan bir dizi tebliğle, çoğu Uzakdoğu menşeli 768 üründe Türk Standartları Enstitüsü (TSE) denetiminin kaldırıldığını, 1 Ocak 2006 tarihinden bu yana yüz binlerce sağlıksız ürünün Türkiye’ye girdiğini söyledi.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın piyasa denetim faaliyetleri sonucunda kanserojen olduğu tespit edilen 77 ürünün toplatılmasına karar verilmişti. Ancak Aygün, bu ürünlerin yanı sıra piyasada bulunan 691 ürünün de tehlike saçtığını söyledi.

"TOPLATMAK ZOR, ÜRÜNLER AÇIKLANSIN"
Denetimsiz ithalatın başladığı 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren Türkiye’ye gemiler ve TIR’lar dolusu tehlikeli mal geldiğini ve bunların vatandaşlar tarafından kullandığını vurgulayan Aygün, kanserojen olduğu tespit edilen 77 ürünün açıklanması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

Meme kanserinde yeni umut

Deniz süngerinden geliştirilen ilaç, ileri derecede meme kanserine yakalanan kadınların ömrünün uzamasını sağlayabilir.

"Eribulin mesylat" adlı sentetik bileşen sünger hücrelerinin bölünmesine engel olan maddeyi "taklit ediyor". İngiltere'deki Leeds Üniversitesi'nden bilim adamlarının başında olduğu klinik araştırmaya 762 kişi katıldı.

Eribulinin etkileri ile memede tekrarlanan ya da yayılan kanserle mücadele için uygulanan klasik tedavilerin karşılaştırıldığı bu ilk araştırmaya göre, eribulin kullanan hastalar mevcut tedavi yöntemlerini görenlerden 2.5 ay uzun yaşayabilir.

Doğuda rahim ağzı kanseri tehdidi

Doğu ve güneydoğuda erken evlilik, sık ve fazla doğum, temizliğe dikkat edilmemesi nedeniyle rahim ağzı kanseri artıyor.

Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), doğu bölgelerinde yaşanan anne ve bebek ölümlerini azaltmak, evde doğumları önlemek, gebelik takibinin düzenli yapılmasının önemini vurgulamak, rahim ağzı kanseri vb hastalıklarda erken teşhis ve aşılamanın önemine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü projenin ikinci ayağını Bingöl'den sonra Şanlıurfa ve ilçesi Birecik'te yaptı.

'Sadece Benim İçin' adlı projeyle ilgili bilgi veren TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, doğurganlık oranının diğer bölgelere göre yüksek olduğu bölgede buna sebep olan durumun başında erkek çocuk sahibi olma isteği yattığını söyledi.

Kanser Akdeniz bölgesinde sık görülüyor!

Görülme sıklığı her geçen gün artan kansere karşı tıp dünyasının amansız savaşı da durmak bilmiyor. Kimlerin daha fazla risk altında olduğunu ve korunma yöntemlerini araştıran bilim adamları her geçen gün yeni bilgiler ediniyor.

Acıbadem Üniversitesi ve Uluslararası Akdeniz Kanser Kontrol Derneği (MTCC)’nin işbirliğiyle Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen toplantıda kanser tedavisindeki yenilikler ve hastalığın ülkelerdeki mevcut durumu hakkındaki son bilgiler paylaşıldı. Toplantıyı organize eden Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurdan Tözün, dünyada olduğu gibi Akdeniz bölgesinde de sıklığı artan kansere karşı toplumda farkındalık yaratmanın gerektiğini vurguladı ve kanserle ilgili önemli bilgiler verdi: “Dünyada her yıl 13 milyon yeni kanser vakası görülüyor. Türkiye’de ise her yıl 150 bin yeni kanser vakası ortaya çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, 2020 yılında tüm dünyada kanserli vaka sayısının yüzde 30 artarak yaklaşık 17 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunun dünya ekonomisine getirdiği yük ise 300 milyar dolar olarak öngörülüyor.”

Gırtlak kanseri risk faktörlerinin başında sigara geliyor

Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Nesil Keleş, yaklaşan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü nedeniyle gırtlak kanseri ve sigara konusunda önemli açıklamalarda bulundu:

“Gırtlak kanseri risk faktörlerinin başında sigara geliyor. Gırtlak kanseri riskini azaltmak için öncelikle; sigaradan bağımlılığından kurtulmak gerekiyor.”

Yaklaşan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü nedeni ile açıklama yapan Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Nesil Keleş, erken tanı konulabilmesi sebebiyle, nispeten daha iyi seyirli tümörler arasında bulunan gırtlak kanseri risk faktörlerinin başında sigaranın geldiğini, sigara dumanındaki katranın içeriğinde bulunan bazı maddelerin kansere yol açan etkiler yaratarak, hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtti.

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar

* Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.

* Sırt ve Bel Ağrısı - Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.

* İlaca Karşı Bağışıklık - Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.

* Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.

* Menopoz - Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.

* Erken Yaşlanma - Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

Gırtlak (larings) kanseri

Hemen hemen herkes arada bir ses kısıklığından şikayet edebilir. Larenjit veya üşütmeden olan ses kısıklığı birkaç günde geçer.

Belirtiler:

- Ses kısıklığı,

- Yutma zorluğu ve acı,

- Boynunuzda şişme.

Ses kısıklığı birçok gırtlak rahatsızlıklarının belirtisi olabilir ama gırtlak kanserinin tek belirtisi budur. Gırtlak kanserlerinin çoğu ses tellerinde veya hançere (larnyx) de olur. Yutkunmada acı veya boyun şişmesi başka tür kanserlerin belirtisidir.

Sigara, püro veya pipo içenler içmeyenlere göre çok fazla risk taşırlar. Aynı şekilde alkol alanlarda da risk oranı yüksektir, içki ve sigara birlikte kullanılıyorsa risk daha da büyür.

Gırtlak kanserleri 60 yaş civarında en sık görülür. Erkeklerde kadınlara oranla daha fazladır. Sadece ses kısıklığından şikayet ediyorsanız, başkaca belirtiler yoksa ve kısıklık 2 haftada geçmezse doktora başvurun. Ayrıca boynunuzda şişme ve yutma zorluğu da birkaç hafta sürerse, doktorunuza başvurmalısınız.

Teşhis

Dudak ve ağız içi kanserleri

AĞIZ İÇİ KANSERLER

Ağız içi kanserlerine karşı kendinizi muayene edin.

* Eğer tütün ürünleri kullanıyorsanız,
* Çok miktarda alkol alıyorsanız,
* Devamlı güneş ışığıyla karşılaşıyorsanız,
* Yanak çiğneme ya da dudak ısırma gibi alışkanlıklarınız varsa,
* İyi oturmayan hareketli protezleriniz varsa,

Şunlara dikkat ediniz,

* Yüz boyun ve ağızdan iki hafta içinde geçmeyen yaralar,
* Dudakta, dişetlerinde yada ağız içi başka bölgelerde meydana gelen yumrular,
* Beyaz, kırmızı veya koyu renkte ağız içinde oluşan bölgesel renk farklılıkları,
* Ağız içinde tekrarlayan kanamalar,

* Hissizlik veya histe azalma ya da ağız veya boyun bölgesinde ağrı.

Bu muayeneyi şu şekilde yapabilirsiniz:

1- Kafa ve boyun:
Yüzünüze ve boynunuza aynada bakın yüzün sağ ve sol tarafları aynı şekle sahiptir. Yüzün ya da boynun bir tarafında simetriyi bozan şişlik ya da şekilsel bozukluk olup olmadığını kontrol edin.

2- Yüz:

Burun ve paranazal sinüs tümörleri

Burun ve paranazal sinüs tümörleri seyrek görülen tümörlerdir. Seyrek görülmeleri ve semptomların inflamatuar hastalıkları taklit etmesi nedeniyle ileri evrelerde tanı konulur. Bu nedenle tedaviye cevap vermeyen sinüzitlerde tümör olabileceği akla gelmelidir. Osteomlar en sık görülen selim tümörlerdir. Yassı epitel hücreli karsinomlar ise habis tümörlerden en sık görülenidir.

Baş ve boyun kanserleri

Deri kanserleri, en sık görülen baş ve boyun bölgesinin kanserleri arasında sayılabilir. Deri kanseri erken teşhis ve tedavi mümkün olduğunda fazla ilerlemeden ve yayılmadan kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilirler. Deri kanserleri arasında en sık görülen tür bazal hücreli kanserdir. Daha çok güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde oluşur. Çok yavaş seyirlidir. Büyümesi yıllar sürebilir. Önceleri küçük ve soluk renkli bir leke şeklinde başlar, büyüdükçe orta kısmında krater şeklinde bir yara gelişir.

Bu yaranın bazı kısımları iyileşebilir ancak tamamen kaybolmaz. Bazal hücreli kanser tedavisinde ilk seçenek cerrahi tedavidir. Yani yara belli bir sınırdan küçük bir ameliyatla çıkarılır. Çıkarılan parça histopatolojik incelemeye gönderilir.

Ağız boşluğu kanserleri

Dudak, dil, ağız döşemesi, tükrük bezleri, yanak iç kısımları, diş etleri ve damağı etkileyen malign tümörlerin hepsi; Ağız Boşluğu Kanserleri adı altında toplanır.

Belirtileri nelerdir ?

Disfaji

Odinofaji

Konuşma Problemleri

Tümöre bağlı nazofarengeal yetersizlik nedeniyle ; sıvı regürjitasyonu

Yansıyan ağrı nedeniyle ; tek taraflı otalji

Sıklıkla hassas ve enfeksiyon ile karışan frajil granüler ekzofitik ve/veya infiltratif kitle veya ülser.

Sert boyun kitlesi internal juguler ven boyunca nodül zincirinde metastatik hastalığı düşündürür.

Nedenleri nelerdir ?

Tütün kullanımı (Dumanlı veya Dumansız)

Enfiye kullanımı

Aşırı alkol tüketimi

Dudak kanseri hallerinde ultraviyole ışığa maruz kalma

Riboflavin veya Demir Eksikliği Anemisi, ve Plummer- Vinson Sendromu, oral kanserler ile birliktedir.

Belirtileri nelerdir ?

Dudaklar ve Dişetleri

40 yaş sonrası , erkeklerde ve beyaz ırkta sık

Alt Dudakta en sık

Yassı Epitel Hücre Karsinomu en sık

Aknitik keratozlar (Kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları)

Aktinik Keratozlar halk arasında çok bilinmememekle birlikte biz dermotologların özellikle yaşlı popülasyonda çokça rastladığı bir sorundur.

Genellikle 40-50 yaşları sonrası güneşe maruz kalan yüz, boyun, saçsız kafa alanları, el sırtlarında kızarık zımpara kağıdı görünümlü, üzerindeki skuam kaldırıldığında çabuk kanayan lezyonlardır. Güneş hasarının olduğu alanlarda yerleşimi fazladır. Meslek icabı dış alanlarda çalışan, gemici, çiftçi, yol işçilerinde çok daha sık olarak rastlanmaktadır. Açık renk tenli, açık renk gözlü, açık ya da kızıl saçlı olan kişilerde (yani güneş hasarına yatkın) sıklığı fazladır.

Türkiye 'de istatistiksel çalışmalar yeterli olmadığı ve az sayıda çalışma bulunduğu için aktinik keratozla ilgili verileri USA kaynaklarına dayanarak vermeye çalışırsak hastalığın sıklığı ve önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Kanserden Korunmada Bitkilerin Renklerinden Yararlanın

Günümüzde kanser vakalarının sıklığı artmaya devam ediyor. Kanserin en önemli iki nedenini sigara ve kötü beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Yaşlı nüfusun artması ve bir beslenme bozukluğu olan şişmanlık da kanser vakalarının artışında önemli rol oynuyor. Bu nedenle sadece sigarayı bırakıp, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı elde ederek kanser vakalarının büyük çoğunluğunu önleyebiliriz. Kanserden korunmada bitkisel ürünler en başta gelmektedir. Belki de bitkisel ürünleri renklerine göre sınıflayarak kendinize düzenli tüketim alışkanlığı elde edebilirsiniz.

Meyveler

Meyvelerin renkleri bizim için iyi birer işarettir. Her tür renkten meyveyi uygun şekilde tüketmeliyiz. Ancak şu hataya düşülmemelidir; meyvelerin çoğunun içinde benzer fonksiyon gören yararlı maddeler vardır. Meyvelerin iklime göre yetiştikleri yerler farklı olduğu için siz kendi çevrenizdeki ve kendi coğrafyanızdaki ürünleri tercih etmelisiniz.

Acı Biber Kansere Karşı Koruyor

Acı kırmızı biberin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, özellikle kanser hücrelerini yok eden özelliği, İngiltere de yapılan bir araştırmayla bir kez daha doğrulandı.

Nottingham Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, jalapeno biberinin (acı kırmızı biber) içinde bulunan "kapsaisin" maddesinin, hücrelerin enerji üreten ısı odası mitokondriye saldırarak, kanser hücrelerinin ölümünü tetiklediği belirlendi.

Araştırmaya göre, kapsaisindeki molekül ailesi vaniloidler, kanser hücrelerindeki protein gelişimine engel olarak "apostosis"i veya hücre ölümünü tetikliyorlar. Vaniloidler, bunu yaparken, etraftaki sağlıklı hücrelere zarar vermiyorlar.

Kapsaisin etken maddesini akciğer ve pankreas kanser hücrelerinde deneyen bilim adamları, bu etken maddenin tümörlü hücrenin tam kalbine saldırdığını belirterek, "Tüm kanserlerin (Aşil topuğunu) keşfettiğimizi düşünüyoruz" diye konuştular.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş