try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Gebelik ve Şeker hastalığı

İnsanların ve insanlığın en önemli süreci gebeliktir.
Gerek anne adaylarının, gerekse dünyaya gelecek yeni bebeklerimizin yarınları için doğru geçen bir gebelik dönemi şarttır.

Bu dönemin belirleyici olan özelliği ise sorumluluk ve bilgi sahibi olan “Annelerdir.”
“Annelik Sorumluluğu” doğumdan önce başlar, bir ömür boyu sürer.

“Şeker Hastalığı” olarak bilinen Diabetes Mellitus hastalığıda gebelikte sık rastlanan “Acı” durumlara neden olur.

Gebeliğin ve “Şeker Hastalığı” ile ilgisi 2 ye ayrılır.
1-“Gebelik”te ortaya çıkan “Şeker Hastalığı” yani “Diabetes Mellitus”
2-“Şeker Hastası” olanların “Gebeliği”.
2 Farklı durumun ortak özelliği “Kan Glikozu'nun” yüksek olduğu bir“Gebelik” sürecidir.

“Gebelik Şekeri” nedir?
Gebelik nedeniyle meydana gelen “Şeker Hastalığı”yani “Gebelik Diabeti” diğer ismi ile ”Gestasyonel Diabet”tir.
Bazen “Şeker Hastalığı” gebelik öncesinde belirti vermeyen, ancak gebelikle birlikte belirgin hale gelen “kan şekeri” yani “kan glikozu” yüksekliğidir..

“Gebelik Şekeri” sık görülen bir hastalık mıdır?
Sıklığı % 1 ile 4 arasında değişir. Bu oranlara göre Türkiye’de 15 ile 75 bin diyabetik anne bebeği doğduğu anlamına gelmektedir. Dünyada ise günde 135 bin gebeliğin gebelikte ortaya çıkan diyabet ile birlikte olduğu bilinmektedir.

-Glikoz” nedir?
- Sözlükteki anlamı:
“Glikoz” isim kökenli kelimedir, kimya ile ilgilidir.
Fransızca “glycose” kelimesinden dilimize girmiştir.
Ağızdan giren her türlü gıda maddesi barsaklardan emilir.
Emilen her türlü gıda maddesi karaciğere gelir.
Bu emilmiş gıdalar çeşitli işlemlerden sonra, vücudun çalışması için kullanılan “Glikoz” dediğimiz “Kan Şekeri” haline gelir.

-Nasıl yani? Bizim bildiğimiz şeker gibi mi?
-Hayır hayır öyle değil.
”Şeker Hastalığı” ismi duyulduğunda öncelikle bizim bildiğimiz “Beyaz Şeker”,”Bayram Şekeri” aklımıza gelir.
Bu maddelerde yenildiğinde de “Kan şekeri” yani “Kan glikozu” yükselir.
Ancak yediğimiz her türlü gıda “Kan şekerini“ yani “Kan glikozunu” yükseltir.
Her gıdanın yendiğinde “Kan şekerini” yani “Kan glikozunu” yükseltme miktarı farklıdır.
“Madem “Şeker Hastalığı” o zaman şeker yemezsem, çayıma şeker koymazsam yeter.” düşüncesi eksik ve yanlıştır.

-İnsülin nedir?
Pankreas bezinde yapılan, kan glikozu yükselince kana verilerek kan şekerini düşüren bir sıvıdır,hormondur.

Özetle ; yemek yeriz,yediklerimiz kan şekerini yükseltir,pankreas bezi gereken miktarda insülini salgılar, kan şekeri normal düzeylerde tutulur, hastalık hali olmaz.

Neden gebelik şeker hastalığına sebep olur?
Gebelikte değişen hormonlar insülin miktarının artmasına neden olur.
Eğer gebenin bedeninde yeterince yedek insülin yoksa ya da insüline direnç varsa kandaki glikoz düzeyi yani “kan şekeri” ölçülünce yüksek çıkar.
Anne kanında yüksek olan kan şekeri plasenta (çocuğun eşi) yolu ile bebeğe geçer ve bebek kanında şeker düzeyi yükselir.
Bu olay bebeğin geliştiği ilk aylarda olursa bebeğin gelişiminde bozukluklar olur, sakatlıklar ve düşük görülür. Gebeliğin daha sonraki aylarında ise bebeğin aşırı büyümesi (makrozomi), akciğerlerin gelişiminin gecikmesi ve doğumdan sonra bebekte solunum problemleri gelişmektedir.

Bebekte mutlaka hastalık gelişir mi?
Eğer gebelik öncesinde ve süresince doğru bir tedavi alıyor ve düzenli kontrollerinizi yaptırıyorsanız, sağlıklı bir bebek doğurabilme şansınız yüksektir.

“Gebelik Şeker Hastalığı” açısından risk faktörleri neler?
Ailede “şeker hastalığı” geçmişi,yaş,kilo,önceki gebeliklerde yaşanan hastalıklar risk faktörleridir.
Bu risklere göre gebeler 2 ya ayrılır.
Düşük Riskli Gebeler: Ailede diyabet öyküsü olmaması, 25 yaşından küçük olmak, normal kiloya sahip olmak, önceki gebeliklerinde herhangi bir sorun yaşamamış olmak.
Yüksek Riskli Gebeler: Ailede diyabet varlığı, ileri yaş, şişmanlık, önceki gebeliklerinde diabet tespit edilmiş olmak, tekrarlayan düşük öyküsü varlığı, sakat ve/veya iri bebek (4000 gramın üzerinde) doğurmuş olmak.

Belirtileri nelerdir?
Pek çok gebe kadın diyabetin belirtilerini fark etmemektedir.
Ancak yorgunluk,susuzluk hissi, çok su içmek,kilo kaybı,yeterince kilo alamamak, çok fazla yemek yemek, çok fazla miktarda idrar yapmak,çok sık idrar yapma hissi,gece sık idrar yapmak isteği ile tuvalete gitmek,tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, gibi belirtiler olabilir.

Tanı nasıl konur?
Şikayet varsa doktorunuzla paylaşın sizin durumunuza uygun tetkikleri planlasın.
Şikayet yoksa bile 24-28. gebelik haftasında bütün gebelere tarama amaçlı 50 gr. glukoz testi yapılması önerilebilir.
Günün herhangi bir saatinde 50 g glikoz ile yükleme yapılır.
1 saat sonra venöz kan örneği alınır.
> 140 mg/dl olan KŞ değeri (+) kabul edilir ve kuvvetle “Gebelik diyabetini” gösterir.
Gebelik kontrolleri sırasında annelerin riskleri belirlenmeli ve oluşabilecek komplikasyonlar yönünden anneler uyarılmalıdır.

Gebelik sırasında hedeflenen kan şeker düzeyleri nasıl olmalıdır?
Kahvaltıdan önce: 60 – 90 mg/dL
Öğle ve akşam yemeği öncesi: 60 – 105 mg/dL
Tokluk (yemekten 2 saat sonra) kan şekeri: < 120 mg/dL

Tedavide ne yapmalı?
Diyet,
Takip,
Doktorunuzun sizin için önereceği size özel planlanan tıbbi tedaviyi uygulamalısınız.
Kulaktan dolma bilgilerle , gelişi güzel diyet listeleri ile sizi ve bebeğinizi riske atmayın.
Mutlaka doğru ve uzman kişilere takibinizi yaptırın.

Diyet yapmanın amacı nedir?
Öncelikle ilk ve mecbur adım diyet yapmaktır.
Diyet tedavisi ile;
Kan şekerinin normale dönmesi ve normal gitmesi sağlanır.,
Annede uygun ağırlık artışı (gebelik boyunca 9-12 kg)sağlanır.
Bebeğin anne karnında yeterli ve doğru gelişimi sağlanır.
Açlıkta idrara da keton denilen açlığa bağlı artık maddelerin oluşumu önlenir.
Ana hatları belirtilen bu diyet için her hastaya diyetisyenlerce ayrıntılı diyet listeleri hazırlanır.
Gebelik boyunca önerilen kilo alışı 10–12 kilo olmalıdır.

Tatlandırıcı kullanalım mı?
Kesinlikle HAYIR.
Anne-bebek kordonun'dan geçmeleri ve olası yan etkileri nedeniyle tatlandırıcıların gebelikte kullanımı önerilmemektedir.

Dikkat edilmesi gereken genel özellikler nedir?
Hastaların bu dönemde demir ve kalsiyum ihtiyaçları karşılanmalıdır.
Hastalar günlük aktivitelerine devam etmeli, egzersiz ve yürüyüşlerle kilo vermeye çalışmalıdır.
Bu hastalar diyet programından 15 gün sonra açlık ve tokluk kan şekeri düzeyleri ile izlenir.
Eğer diyet ve egzersizlerle kan şekerleri normal seviyelerde tutulamıyorsa (açlık kan şekeri <105mg/dl, tokluk kan şekeri < 120 mg/dl olmalıdır) tıbbi tedavi uygulanma gerekliliği vardır.
Bu diyeti uygulayan “Gebelik Diyabeti” olan gebeler yemekten 2 saat sonra bakılan tokluk kan şekeri ile takip edilirler.

Hangi tip olursa olsun Gebelikteki “Şeker Hastalığı” tedavi edilmezse;
- Bebeğin çok irileşmesine neden olabilir. (4000 gr’ ın üzerinde bebekler)
İri bebek sezaryen gerektirme riskini arttırır.
Ayrıca doğum sırasında omuz takılması, doğum travması, doğum eyleminin uzaması da iri bebeğe ait risklerdir.
- Bebekte, kalp, böbrek ve omurga anomalileri olabilir.
- Gebelik esnasında, “pre-eklampsi” olarak adlandırılan yüksek tansiyonunuz olabilir ve bu durum sizde veya bebekte sorunlara yol açabilir.
- Erken doğum riski olabilir (gebeliğin 37. haftası sonlanmadan önce) veya bebeğin erken doğurtulmasını gerektiren durumlar ortaya çıkabilir.
- Doğum sonrası bebekte, “hipoglisemi” olarak adlandırılan kan şeker düzeyinde düşüklük olabilir.
- Doğum sonrası bebekte, akciğerleri tam gelişemediği için solunum problemleri ortaya çıkabilir.
- Ani bebek ölümü meydana gelebilir
- Doğumdan sonra RDS (bebekte akciğer yani solunum) sıkıntısı gelişebilir
- Doğumdan sonra bebekte hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve biluribin yüksekliği, polisitemi (bebekte kan hücrelerinin fazlalığı) gelişebilir

Doğumdan sonra ne yapalım?
Tüm kan şekeri yüksek giden gebelerde emzirme özendirilmelidir.
Gebelikleri sırasında “Şeker Hastalığı” tanısı alan hastalar doğumdan sonra da izlenmelidir.
Doğumu takiben 6-8. haftalarda 75 gr.lık şeker yükleme testi ile kalıcı “Şeker Hastalığının” oluşup oluşmadığı tespit edilmelidir.
Sonraki gebeliklerde “Gebelik Diyabetinin” tekrarlama riski yüksektir.
Gebelik sona erdikten sonra çoğu vakada ortadan kaybolur.
Vakaların bir kısmı ise glikoz kullanımı bozuk veya “Şeker Hastası” olarak hayatlarına devam eder.

Özetle, vakaların yarısı takip eden yıllarda “Şeker Hastası” olabilir.

Tatlı bir hayat için “Kendinize,Bebeğinize ve Kan Şekerinize” dikkat edin....

Uzm.Dr. Mustafa Nafiz Karagözoğlu

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar