try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Harika Bir Gıda SÜT

Dengeli beslenme için günlük protein ihtiyacı her kilogram vücut ağırlığı için bir gram olup bunun yarısı da hayvani kaynaklardan temin edilmelidir. Hayvani ürünler içerisinde süt, insan hayatının her dönemindeki beslenmesinde en başta yer alan ve vücudumuzun ihtiyacı olan besin elementlerinin tamamına yakın kısmını bileşiminde bulunduran tek gıdadır. Süt içmeden sağlıklı büyümek ve dengeli beslenmek çok zordur.

Sütte, bağışıklık sistemine tesir eden ve canlı organizmanın hastalıklara karşı direncini artıran maddelerin olması onu daha da önemli hale getirir. Dünyaya gelir gelmez ilk gıdamız olan anne sütünün bu tür maddeleri biraz daha fazla ihtiva etmesi çok daha manidar ve düşündürücüdür.

SÜTLE BULUŞMA

Cenab-ı Allah yeryüzünü bir mesken, gökyüzünü bir kubbe yaptı; insana da şekil verip suretini güzelleştirdi ve helal, temiz nimetlerle de rızıklandırdı. Aklı başında olan insan için düşünecek ne çok şeyler mevcut değil mi?! Ama kör gözler bunları ne görür, ne bilir, ne de anlar. Sütü de yıllar boyu gördüler, içtiler, faydalandılar, rızıklandılar ama bu nimetin Rezzak-ı Kerim’ini hiç düşünmediler.. “inek ot yiyor ve bize süt veriyor” dediler. Hatta günümüzde de ineğin yerini tutacak, teknik imkânlarla donatılmış süt makinesini kurmaya çalıştılar; ancak başarısızlığa uğradılar. Bırakın sütteki en az birkaç bileşimi, sütün saf, güzel rengini bile tutturamadılar. Çünkü bu halis terkibi en güzel ve faydalı hale getiren Kadir-i Züicelal’i tanımama derekesinde bulunuyorlar.

Hayvanlar, onlara ilham edilen programları doğrultusunda hayatlarını idame ettiriyorlardı. Koyun, keçi, inek yavrusu dünyaya gelir gelmez annesinin süt tulumbacıklarına sarılıyordu. Zaten süt veren hayvanların memeleri sütle tamamen dolunca hayvancağız sancılanır; ve mutlaka boşaltılması lazımdır. Memeler boşaldıkça sütle dolar. İnsanoğluna hayatını idame ettirebilmesi için önemli bazı şeyler ilham edilerek her peygamber yoluyla bir sanat öğretilmiş ama; yine de ilk yaratılışında toprağı kullanmayı, işlemeyi henüz yeni öğrenirken, diğer gıdaların yaklaşık %60-80’ine eşdeğer bir beslenme maddesi ve hayat kaynağı olan süt, aciz insanoğluna ikram
edilmiştir.

SÜTÜN TEŞEKKÜLÜ

Hayvanlarda sütün imali rastgele olmayıp önemli ve karmaşık diyebileceğimiz birçok safhalardan sonra olmaktadır. Hayvan, ağzına aldığı ot veya yemi tükrük yardımıyla iyice öğüttükten sonra doğruca işkembesine gönderir. Burada 80 ila 100 litre su mevcuttur (ineklerde). İşkembenin iki önemli vazifesi vardır: Gelen besinleri, yeniden geviş getirerek öğütmek üzere stok etme ve mayalama. Mayalama odasındaki mikroorganizmalar, hazmedilemeyen bitki hücrelerini parçalar (selüloz). Burada inekle ortak yaşayan (sembiyoz) ve çürütme vazifesini gören bakteriler selülozu iyice işlerler ve sütün ihtiva ettiği protein ve diğer elementleri üretirler.

Bu halleriyle besinler midenin ikinci kısmı olan börkeneğe aktarılırlar ve kabarcık şeklini alarak son kez öğütülmek üzere hayvanın ağzına gönderilirler. Son öğütme işi de tamamlandıktan sonra kırkbayıra(midenin üçüncü kısmı) ulaşır. Burada iyice mayalandıktan sonra hemen altındaki şirderiye (midenin son kısmı) geçerek ince bağırsağa gelir, hazmı hiç mümkün olmayan arta kalan kısım dışkı halinde vücuttan atılır. Esas besleyici maddeler ve bir miktar su doğrudan kana karışır. Kan dolaşımı vasıtasıyla da milyonlarca küçük kabarcıklar halinde süt bezlerine ve çeşme vazifesi yapan memelere ulaşırlar.

“üretilen sütün üçte biri süt sağılırken oluşur” Burada salgılanan prolactin hormonu milyonlarca süt bezlerinin (bunlar hücrelerden müteşekkil üretim rezervleridir) faaliyete geçmesini sağlar ve ayrıca oxytocin hormonu da sütün süt sarkıçlarına dolmasını ve memeden akmasını temin eder. Ancak bu süt bezlerinde, sütün nasıl imal edildiği halen bilim adamlarınca tam olarak anlaşılamamaktadır. Sadece “bu oluşum dünyanın en mükemmel; rafine edilmiş, tabii ve dolayısıyla karmaşık üretimidir” demekle yetiniyorlar.

Hayvanların memelerinde biriken bu süt nereden, nasıl meydana gelmektedir? Yakın bir zamana kadar bir sır olarak kalan bu imal ile ilgili olarak Kur’an ilmi bir gerçeğe parmak basarak sütün kan ile dışkı arasından süzüldüğünü beyan eder. “Hayvanlarda da sizin için ibret alınacak dersler vardır. Onların karınlarından, ters (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından (çıkardığımız) halis, içenlere (içimi) kolay süt içiriyoruz.” (Nahl, 16/86) Kur’an’ın bu gerçekleri ifade ettiği devirde, böyle bir şekilde meseleyi tam ve eksiksiz olarak tespit etmek, mümkün değildi. Yüce Allah’ın lütfuyla hayvanlar ot, saman, arpa, buğday vs. gibi yem maddelerini tüketir ve bunlardaki protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddeleri kana karışır. Kandan meme denilen süzgeç vasıtasıyla Kevser suyu gibi hoş, tatlı, saf, temiz, bembeyaz ve kanla hiçbir benzerliği ve bulaşığı olmadan biz insanlara takdim edilir. Günde 20 kg. süt veren bir ineğin memesinden 6-10 ton kadar kan geçtiği tahmin edilmektedir.

HAYAT AŞILAYAN KAPSÜLLER

Süt, insanoğlunun ömür boyu nitelikli protein, vitamin ve kalsiyum kaynağı olarak faydalanabileceği dengeli bir besin maddesidir. Sıvı halde tüketildiği gibi çeşitli ürünlere (yoğurt, peynir, tereyağı, kaymak, lor vs.) dönüştürülerek doğrudan veya diğer besin maddeleriyle karıştırılarak çok yönlü tüketilebilir. Çocukların ve gençlerin gelişip büyümeleri, orta ve ileri yaştakilerin hayatlarını sağlıklı olarak sürdürebilmeleri için çok önem arzeden bir gıda maddesidir. Sütte sekiz çeşit aminoasit bulunur ki, bunları bir başka gıda ürününde bir arada bulmak çok zordur. Kısaca inek sütünün ortalama bileşimi; %87,3 su, %3,5 yağ, %3,4 protein, % 4,8 laktoz (süt şekeri), %0,75 mineral maddeleri ve vitamindir.

SÜTÜN TERKİBİ

Protein: Süt ve mamüllerinin tüketimini önemli kılan önemli bir unsur da proteindir. Süt vasıtasıyla insanlar günlük protein ihtiyaçlarının %70’ini karşılayabilir. Tarım ürünlerinden vücudumuzun istifade ettiği kullanılabilen protein oranı %50 iken, sütten %91’dir. Süt proteini hücre ve dokuların oluşmasında, yıpranan kısımların onarılmasında rol oynayarak hayat boyu büyüme ve gelişmeyi temin eder. Saç ve tırnakların teşkilinde de büyük rol oynar. Yarım litre süt 9 yaşındaki çocuğun günlük protein ihtiyacının 1/3’ünü karşılar. Yarım litre süt yaklaşık 2 kg portakalın ihtiva ettiği kalsiyumu ve 100 gr.etin veya 2 yumurtanın ihtiva ettiği proteini temin eder.

Kalsiyum: Kemik oluşumu 20-25 yaşlarında tamamlandığından, çocukluk ve gençlik devrelerinde yeterli süt tüketimi, dolayısıyla kalsiyum alımı bilhassa bu dönemlerde ve kemik sağlığı için çok mühimdir. Annenin sütten kesildiği devrelerde çocuğun diş ve kemik gelişiminin devamı için inek sütü hemen devreye girer. inek sütünde anne sütüne nisbeten 3-4 kat fazla kalsiyum bulunmaktadır. Ayrıca sinir ve kas sistemi ile kan dolaşımına da tesirlidir. Hamile, emzikli ve menapoz sonrası kadınların da kalsiyuma çok fazla ihtiyaçları vardır. Hamile kadınlarda bebeğin anne karnında kemiklerinin oluşabilmesi için, emzikli kadınlarda da süt yapımı için yeterli miktarda kalsiyum alınmadığı zaman annenin kemiklerinden kalsiyum çekilecektir. Dolayısıyla annede osteoperozıs denilen kemik hastalığı baş gösterecektir. Yetişkinler için tavsiye edilen günlük en düşük kalsiyum miktarı 800 mg’dır; bu da 0,7 lt süt veya 70 gr beyaz peynirle karşılanabilir. Ancak diğer ürünlerle karşılamaya kalkışırsak, bizim hergün 9 kg sığır eti, 20 kg elma veya 8 kg patates tüketmemiz gereklidir.

Yağ: Bütün gün formda kalmak, sıcak ve soğuğun etkisinde kalmamak için yağ maddelerinin bir kısmını almamız lazım. Bir litre sütte 36 gr yağ bulunur. Bu yağlar A ve D vitaminlerinin emilimini kolaylaştırır. Süt yağı, en başta büyük bir enerji kaynağıdır. Süt yağındaki folfolipitler beyin ve sinir hücrelerinin hayati önem taşıyan kısımlarını oluşturur. Halk arasın süt yağının fazla kolesterol ihtiva ettiği söylenir. Hâlbuki yağsız et, dana ciğeri ve yumurta aynı miktardaki sütten daha fazla kolesterol
ihtiva etmektedir.

Süt Şekeri (laktoz): Süt ve süt ürünleri bizim tek, tabii laktoz kaynağımızdır. Enerji açığa çıkaran bu şeker türü kalsiyumun emilmesini temin ederek omuriliğin yapılmasını sağlayan önemli bir karbonhidrattır. Ayrıca damardaki hastalık yapıcı bakteriler üzerinde de tesirlidir. Mineral maddelerinin, magnezyum, sodyum, fosfor, iyot ve çinkonun emilmesinde olumlu tesiri vardır.

Vitaminler: İnsan metabolizması için gerekli olan, yağ- da ve suda çözünen bütün vitaminleri ihtiva etmektedir. Yağda çözünenler: Vitamin A: Gözün ışığı alan ve görme netliğini sağlayan ağ tabakasını düzenler ve gece körlüğünü önler. Vitamin D: Kemiğin tesisi ve gelişimini sağlar ve ayrıca kalsiyum ve fosforun kullanımını kolaylaştırır. Vitamin E: Kaslar için çok büyük önem arzeder. Alyuvarların yapımında çok etkilidir. Vitamin K: Kanın pıhtılaşma kabiliyetini temin eder. Suda çözünenler: Vitamin B1: Karbonhidrat ve enerji kazanımını sağlar. Sinir ve kas sistemini düzenler. Vitamin B2:Hücre zarının teşkilinde gerekli olan enerjinin proteinden, yağdan ve karbonhidratlardan kazanılmasını sağlar. Vitamin B6:Yeni proteinlerin üretilmesini temin eder. Alyuvar ve antikorların yapımında tesirlidir. Vitamin B12: Yağ asidi ve aminoasitlerin özümlenmesinde önemli bir fonksiyona sahiptir. Ayrıca alyuvarlar ve hücre çekirdeğinin teşkilinde rol oynar. Vitamin C: Enfeksiyon hastalıklarına karşı mukavemet gücünü artırır ve korur.

Memleketimizde kişi başına yıllık süt tüketimi 5 litre iken AT ülkelerinde 92 litredir. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) gelecek nesillerin daha iyi yetişip zekâlarının gelişmesi için çocuklara süt içirilmesini tavsiye ediyor. Beyin gücü yüksek neslin yetiştirilmesi için ülkemizde süt tüketim oranının artırılması şarttır.

Bebeklerin günde 750 gr, çocukların 300-350 gr, gençlerin 350 gr, yetişkinler ve yaşlıların250-400 gr, hamile ve emziklilerin ise 500 gr civarında süt içmeleri tavsiye edilmektedir.

KAYNAKLAR

- Prof. Dr. E. Renner, Lexikon der Milch
- F. Kiermeier- E, Lechner, Milch und Miloherzeugnisse. Berlin 1973.
- Sohulz, Der grosse Moıkerecı-Lexikon, Kempten.
- Grundilagen der Ernaehrung; Proteine aus Milch, CMA, Bonn.
- S. Velicangil, Hayvansal Besinler, Koruyucu Tıp, İstanbul 1955.
Werner Kollat, Die Ordnung unserer Nahrung.
- Natur-Heilen, sayı 1/91, 2/91

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

ders

çok güzel ve araştırma ödevime yardım etti

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar