try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

'Oruç kalp hastalıklarından korur'

Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Baştemir, ramazan ayında oruç tutmanın sağlıklı kişileri koroner kalp rahatsızlığından koruduğunu bildirdi.

Orucun sağlıklı insanlar için çok yararlı olduğunu, ancak sağlık sorunu olan kişilerin çok dikkatli olması gerektiğini söyleyen Dr. Baştemir, yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini, bu nedenle oruç tutanların ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmasını ve iftar yemeğinin yavaş ve az miktarda yenilip birkaç saat sonra öğün takviyesi yapılmasını önerdi.

Orucun ardından iftar sofrasında kontrolsüz ve aşırı miktarda beslenmenin, organizmanın anormalleşmesine neden
olacağını hatırlatın Dr. Baştemir, "Şişman insanların 'orucu kilo verme fırsatı olarak algılamaları' yanlış bir yaklaşım olur. Eğer dikkat edilmez ise oruç kilo aldırır" dedi. Ramazan süresince kızarmış, aşırı baharatlı, ağır ve yağlı gıdalardan uzak durulmasında yarar olduğuna dikkati çeken Dr. Baştemir, "Orucun sıvı gıdayla açılmasında yarar vardır. Sıvı gıda olarak çorba, hoşaf ve komposto seçilebilir.

Özellikle çorba, hazım sistemini düzene sokması açısından idealdir. Bununla birlikte hafif bir öğün olarak reçel, peynir ve bir iki dilim ekmekten oluşan mönü tercih edilebilir. Orucu hafif öğünle açtıktan sonra sofradan kalkarak hareket edilmelidir. İftardan yaklaşık 2 saat sonra da etli sebze yemeği veya kuru baklagiller yenebilir. Meyve veya tatlı ise yemekten bir kaç sonra tüketilmelidir. Sahura mutlaka kalkılmalı ve kahvaltılıklar tercih edilmelidir. Yemeğin ardından hemen yatılmamalıdır. Sahurda aşırı yemek de çabuk kilo alımına neden olur" diye konuştu.

Oruç tutanlarda kalp-damar sisteminde pıhtılaşma olaylarının azaldığını ifade eden Dr. Baştemir, "Oruç tutanlarda kalp damar sisteminde pıhtılaşma olaylarının azaldığı görülmüştür. Yararlı kolesterol (HDL) artmakta, kötü huylu kolesterol ile trigliserid düzeylerinde değişiklik olmamaktadır. Koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü olan homosisteinin oruç tutanlarda düştüğü gösterilmiştir. Bu bulgularla sağlıklı kişilerde orucun koroner kalp hastalığından koruduğu rahatlıkla söylenebilir" dedi.

Koroner kalp hastalığı tedavi edilmemiş kişiler için orucun riskli olacağını kaydeden Baştemir, "Özellikle bol yağlı kalorili ve hızlı yenen iftar yemeklerinden sonra kalp krizi geçirmeleri riski yüksektir.

Myokard infarktüsü geçiren hastalarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve kalp yetersizliği olan hastalarda, hastalık ilaçlarla kontrol altına alınmış bile olsa oruç tutulması risklidir. Kalp yetersizliği olan kişiler genellikle kalp yetersizliği sonucu vücutta artan tuz ve suyu azaltmak için idrar
söktürücü ilaçlar kullanırlar. Bu ilaçların etkisi nedeniyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur, bayılmalara hatta şoklara neden olabilir. İftarda ise vücutta aşırı su ve tuz yüklenmesi ve zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bir de hızlı ve bol yemek sonrası sindirim mide bağırsak sisteminin kan dolaşımı artar bu da kalbe ilave yük getirir ve aşırı yük kalp yetersizliğine yol açar'' şeklinde konuştu.

Diyabet hastalarının oruç tutmasının riskli olduğunu kaydeden Dr. Baştemir, şu uyarılarda bulundu:
"Özellikle insülin kullanan, hamile olan, sık kan şekeri düşüklüğü olan ve 65 yaşın üzerindeki şeker hastalarının oruç tutmaları çok risklidir. Ramazan öncesi şeker hastalarının tam bir muayeneden geçmesi gereklidir. Kan şekerleri kontrol altında olan ve insülin kullanmayan tip 2 şeker hastaları oruç tutmak isterler ise doktor kontrolünde oruç tutabilirler. Şeker hastaları mutlaka sahura kalkmalıdır.

Ramazanda kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşebilir ancak, ikinci haftadan sonra kan şekerinde yükselmeler olabilir. İftarda tüketilen yiyeceklerin hem kalorisi çoktur, hem de miktarı fazla çeşitten dolayı artmıştır. Bu durum kilo artışına sebep olur. İftarda fazla yemek, pankreasın yükünü artırır. Pankreas yorulur ve kan şekeri artar. Bu sorunlar nedeniyle şeker hastaları ramazan öncesi mutlaka kan şekerlerini ölçtürüp sağlık kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Böbrek hastaları kesinlikle oruç tutmamalı. Böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde rahatsızlık ilerleyebilir. Böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde de su açıklarını kapatamama sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle hastalığının farkında olmayan birçok kişide ramazan sonrası böbrek yetersizliği gelişebilir. Ramazan boyunca yüksek tansiyonu olanların da beslenme alışkanlıklarını bozdukları gözlenmektedir. Bu hastalarda özellikle iftarda tek ve büyük öğün yediklerinde tansiyonları kontrol edilemez hale gelebilir. Ramazan ayında hastanelerin acil servislerine yüksek tansiyon ve kalbe aşırı yüklenme nedeniyle başvuran hasta sayısında artış gözlenmektedir.

Hipertansiyonu olan hastalar oruçlarını açtıklarında özellikle tuzsuz perhizlerine sadık kalmalıdır. İftardan sonra beslenmelerini iki küçük öğüne yaymalarında yarar var.''

Açlık ve aşırı yemeden kaynaklanan en önemli hastalıklardan birinin de mide asidinin yemek borusuna geri kaçtığı ''reflü'' hastalığı olduğunu anlatan Dr. Baştemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yemek borusunun altında yaralar meydana gelebilir. Bunun sonucunda ise göğüs kemiğinin arkasında yanma, ağza acı su gelmesi, bulantı ve kusma gibi bulgular ortaya çıkabilir. Reflü hastalarına ilaç tedavisiyle birlikte sık ve az yemelerini tavsiye ediyoruz. Ramazan ayında sahurdan sonra hemen yatılması reflüye bağlı yakınmaları artırabilir. Reflü hastası oruç tutmak istiyorsa sahuru kesinlikle atlamamalı, sahurda da hemen yemek yiyerek yatmamalı, yatma saatinden en az bir saat önce yemeğini bitirmiş olmalı. Ayrıca iftardan sahura kadar geçen süre içerisinde aşırı çay, kahve tüketiminden, hamur işi ve ağır tatlı gıdalardan kaçınılmalı.

Mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olan hastalar için de orucun risk oluşturabilir. Uzun süre aç kalınmasından dolayı midede aşırı derecede asit birikebilir ve bu nedenle aktif ülser hastaları için oruç tutmak çok uygun değildir. Spastik kolon hastalarının da bol miktarda sıvı almaları ve sebze-meyve ağırlıklı beslenmelerinde yarar vardır. Ramazan ayında buna dikkat
etmeleri gerekir."

(İha)

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar