try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Sigara ve Nikotin

Asrımızda medeniyetin insanlığın hizmetine sunduğu birçok yeniliklerin yanında, içinden çıkamadığı, hatta bizzat kendisinin ortaya çıkardığı sayısız problemler de vardır. Dış görünüşü itibariyle herkesi büyüleyen medeniyetin insanoğlunu içten içe kemirdiği, belki günün birinde onları "yenmiş başak sapı" haline çevireceği de mukadderdir. Öyle görünüyor ki, bugün insanın eliyle ortaya sürülmüş ve onu tehdid eden bir sürü illet var. Bunlardan en tehlikeli ve yaygın olanlardan biri de nikotindir. Tabiata hâkim olma gayreti içinde çırpman insan, kendi elleriyle hazırladığı tuzağa düşecek ve tabiatın mahkumu olmaktan kurtulamayacaktır.

Bugün bu illete maruz kalmayan insan yok denecek kadar azdır. Sigara içenler nikotin zehrini kendi iradeleriyle alırken, içmeyenler de içenlerin sebep olduğu dumanın zehrinden en az içenler kadar zarar görmektedirler. 1928'de elde edilen nikotin o tarihten günümüze kadar çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Tedavi edici bir fonksiyonu olmadığından hiçbir ilaç şirketi merak edip de tesirlerini etraflıca incelememiştir. Sadece farmakolojik bir madde olan nikotinin sinir hücreleri üzerindeki tesirleri yönünden çeşitli bilgiler elde edilmiştir.

Tütünde aktif bir madde olan ve tabiatta bulunan nikotin, renksiz ve uçucu bir "alkaloid"dir. Oksijenle temasa geçmesiyle birlikte kahverengi bir görünüm alır ve yanan tütüne benzeyen bir koku çıkartır. Kullanan kişilerde tesirini gittikçe artırır ve onu kendine öyle bağlar ki, kullanan kişi artık onu bir ihtiyaç olarak görmeğe başlar. Batı'nın Nasreddin Hoca'sı Mark Twain. "Sigarayı bırakmak çok kolaydır; çünkü hayatımda çok denedim." der.

Siyanür gibi çok çabuk tesirini gösterdiğinden nikotin, insanların kullandığı en zehirli maddelerden biri olarak kabul edilmektedir. 60 miligramlık dozu bir insanı öldürmek için kâfi gelmekte ve bu dozun alınmasından birkaç dakika sonra ölüm vuku bulmaktadır. Bir puro, insanı öldürecek dozun iki katı kadar nikotin ihtiva eder ama, bu miktarın hepsi yutulmamakta ve bir kişiyi öldürebilmesi için gerekli olan süratte vücuda yayılmamaktadır.

Sigaralardaki nikotin seviyesi her ne kadar tedrici olarak azaltılmakta ise de, tipik filtreli sigara 20–30 miligram nikotin ihtiva eder. Sigara içen ve dumanını içine çeken kişi bunun yaklaşık % 10 unu emmektedir. Bir adet sigarının doğurduğu fizyolojik tesirler, damara enjekte edilen bir miligram nikotinin tesiriyle aynıdır. Ciğerlere çekilen dumanla vücuda giren nikotinin yüzde doksanı zararlı tesirini göstermektedir.

FİZYOLOJİK TESİRLERİ

Nikotinin, merkezî sinir sistemi dışında kalan tesirleri iyi bir şekilde incelenmiş, aynı zamanda sinir hücrelerinin "nöron sinaps" adı verilen (bir sinir sinyalini bir nörondan öbürüne nakleden) noktalar üzerine çok açık tesirleri olduğu da anlaşılmıştır. Nikotin, alıcı sinire tesir etmesiyle ve sinir hücresine giden ince lifi uyarmasıyla asetilkoline benzer. Ancak asetilkolin, impulsların nörondan nörona taşınmasında müspet yönde çalışırken nikotinin îkaz ve tesirleri menfi yöndedir.

Nikotin böbrekler yoluyla dışarıya atılmazdan önce karaciğer tarafından tesirsiz hale getirilmeye çalışılır. Fakat bu çabuk olmaz. Devam eden bu aksiyon, dıştan gelen bir tesirin sinir hücreleri yoluyla taşınmasına engel olur ve sinaps da nöronlararası haber alış-verişini bloke eder. Böylece nikotin, sinapsı önce uyarmış, hemen arkasından da vazifesini yapmasına engel olmuştur. Sinapstan başka, aynı engellemeye maruz kalan bazı duyu alıcı hücreler vardır ki, bunlar büyük atar damarlarda bulunan kimyevî alıcılarla, deri ve dilde bulunan ısı ve acı impulslarını alan reseptörlerdir.

Aşırı zehirlenmelerde nikotin, şiddetli çarpıntılara kadar varan ve sık sık ölümle neticelenen titremelere yol açar. Ölümün sebebi, solunumda çalışan kasların felç olmasından kaynaklanan boğulmadır. Felç ise, kasların normal çalışmasını temin eden kolinerjik sisteme nikotinin yaptığı bloke tesirinden ileri gelir. Daha düşük dozlarda, solunum sayısında iyice fark edilebilecek bir artış olur. Çünkü nikotin, şahdamarındaki oksijene ihtiyacı olan duyu alıcılarını uyarır. 6-8 miligramlık dozlarda, adrenalin ifrazı sonucu, kalb ve kan damarları üzerinde de tesirleri olur. Adrenalin ifrazı, kan damarlarının daralması ve tansiyonun yükselmesiyle birlikte kalbi besleyen damarlarda kan akışının hızlanmasına yol açar.

SİGARA YOLUYLA ALINAN NİKOTİNİN TESİRLERİ

Sigara içen kişilerde, nikotinin tesirleri oldukça bariz şekilde müşâhade edilir. Sigaranın yakılmasıyla nikotin, tütünden dumana geçer. Dumanı içeriye çekilerek içilen bir sigaranın midenin açlıktan doğan kasılmalarına bir saat kadar mani olduğu günümüzde bilinen bir gerçektir. Açlık hissinin sigara ile azalmasının sebebi kandaki şeker seviyesinin hafifçe artması ve tad duyusunu nakleden papillanın zayıflamasıdır. Bundan dolayıdır ki eskiden beri sigara içenlerin, sigarayı bırakınca kilo aldıkları görülür. Bazı araştırmacılar bunun tek sebep olmadığını ve kilo almanın sigara içmeyenlerdeki metabolizma faaliyetlerinin içenlere göre daha düşük oranda olmasından ileri geldiğini söylemektedirler. Bir araştırmacı, günde bir paketten fazla sigara içenler sigarayı bıraktıkları zaman, kalb atışlarında dakikada üç atış, oksijen sarfiyatında da % 10 azalma olduğunu tesbit etmiştir. Kalb atışlarındaki düşüş, vücudun enerji ihtiyacının kısmen azalmasına sebep olur. Kalb atışlarıyla kandaki besinlerin oksijenle yanması temin edilir. Hâliyle, kalb atışlarındaki düşme besinin yanma oranını düşürür ve dolayısıyle oksijen tüketimi azalır. Bundan sonra alınacak fazla besin, yağ halinde vücudda depolanır ve neticede de kilo alma meydana gelmiş olur.

Her gün aynı miktarda ve belirli zamanlarda sigara, deri sıcaklığında düşüş ve tansiyonda artışla beraber kan damarlarının daralmasına sebep olur. Sigara, kanın iskelet kaslarını beslemesinde herhangi bir değişikliğe yol açmaz, fakat kandaki karboksihemoglobin miktarı normalden daha fazlalaşır. Çünkü sigara dumanıyla, alınan zehirli karbonmonoksit gazı (CO), kana kırmızı rengini veren ve oksijen taşıyan hemoglobinin oksijeniyle birleşir. Karbonmonoksit oranı sigarada % 1, pipoda %2 ve puroda % 6'dır. Karbonmonoksitin hemoglobindeki oksijenle birleşmesiyle kanda oksijen açığı meydana gelir. Sigaranın bu tesirindendir ki, kanın oksijen taşıma kabiliyetinin azalması, sigara içenlerin kendilerini bir işe zorlamaları anında nefes yetersizliği olarak kendini gösterir.

Kanın oksijen taşıma kabileyetindeki azalma sebebiyle sigara içen hâmile kadınların doğmamış çocuklarını büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktıklarını gösteren birçok müşâhadeler tesbit edilmiştir. Hâmilelik devresinde içilen sigara, erken doğum, düşük ve ölü doğan çocukların sayısının 2-3 kat daha artmasına yol açmaktadır. Başka bir araştırma da doğumdan önce veya hemen sonra ölen çocuklardan % 20 sinin ölüm sebeplerinin annelerin hâmilelikte sigara içmeleri olduğunu göstermektedir. Bütün bunlar açık ve net bir hakikat olarak ortadayken, İNSANLAR NİYE SİGARA İÇERLER?

Sigara alışkanlığının sebeplerini izah etmeye çalışan birçok psikolojik teoriler vardır. En yaygın olanı, sigara kullanımının ağızla ilgili uyarıya olan ihtiyacı giderdiğidir. Bu görüş sigara içenlerle içmeyenleri kıyaslayan bazı buluşlara da işaret eder. Araştırmalar sigara içenlerin daha fazla alkol alma ve küçük yaşlarda daha fazla parmak emme gibi ağızla ilgili ilave alışkanlıkları olduğunu göstermiştir. Bebekliğinde anne sütüyle daha uzun süre beslenmiş olanların daha az sigara içtikleri ve sigarayı daha kolay bıraktıkları da anlaşılmıştır. Yarının insanının talihi, dünyaya getirdiği yavrusunu, gün boyunca dışarda bir işte çalışan ve yavrusunu tehlikeye atan annelerin ve sorumsuz babaların elinde mi acaba?

Drugs, society and Human Behavior, Oakley S.Ray, Hh.D'den Tercüme ve Derlenmiştir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar