try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Yanık Tedavisinde Ümit Verici Bir Gelişme

Vücudumuzun en büyük organlarından biri vücut ağırlığının yaklaşık %16’sını oluşturan deridir. Yüzölçümü itibarıyla da deri yetişkin bir insanda 1,5- 2 metrekare arasında bir sahayı kaplar. Fakat derinin ehemmiyeti, yüzölçümünden veya ağırlığından değil, üstlendiği hayati vazifelerden kaynaklanmaktadır. Dış dünyayla münasebetinizi sağlayan dokunma duyusu, mikroorganizmalara karşı engel meydana getirmesi, vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alması bunlardan birkaçıdır.

Bu kadar fonksiyonel bir organ olan derinin karşılaşabileceği en kötü kaza yanıktır. “Derimiz olmasaydı ne olurdu?” sorusunun en acı ve gerçekçi cevabını “yanmış bir insan” gördüğümüzde alırız. Nitekim İlahi azabın bir uygulamasının ateşte yanmak üzerine temellendirilmiş olması da yanığın insan için ne kadar şiddetli bir travma olduğunu gösteren ürkütücü bir gerçektir.

Yanık; derinin ateşe maruz kalan kalınlığı kriter alınarak, hafiften ağıra doğru birinci, ikinci, üçüncü derece olarak sınıflanır. Birinci derecede sadece epidermis (üst deri), ikinci derecede epidermis ve dermisin (alt derinin) bir kısmı, üçüncü derecede ise derinin bütün tabakaları hasar görmüştür.

Tedavi, yanığın şiddetine göre düzenlenir. Birinci derece yüzeysel (hafif), ikinci derece yanıklar uygun pansumanlarla genellikle hasar bırakmadan iyileşir. Fakat derin ikinci derece ve üçüncü derece yanıklar, ölüme kadar varabilen bir dizi ciddi probleme sebep olurlar.Bu problemler yanıklı deri alanı arttıkça daha tehlikeli olmaktadır.

Mesela, vücudunun % 80’i üçüncü dereceden yanmış erişkin bir insanı erken dönemde bekleyen problemler şöyle özetlenebilir:

a) Günde 8 litreye varan önlenemeyen sıvı kaybı

b) Ciddi ısı (enerji) kaybı,

c) Toksemi yani zararlı mikroorganizmaların vücudu istilası.

Bunların herbiri hastayı erken dönemde ölüme götürebilecek problemlerdir ve en geçerli tedavi metodu en kısa zamanda yanıklı bölgeyi deriyle veya kısmen onun yerine geçebilecek bir maddeyle kaplamaktır. İşte asıl mesele bu noktada ortaya çıkar. Hiç yoktan, tamamen inorganik maddelerden yeni bir deri yaratmaya kudreti olmayan insanoğlu bu açığı neyle kapatacaktır? Bırakın inorganik elementlerden yapmayı, organik ham maddeleri(protein, yağ vs.) hazır olarak verilse bile, laboratuarda sentetik olarak yeni bir deri inşa etmek mümkün görünmemektedir. Ancak insanoğlu, deriyi yaratanın verdiği cüz’i ilmini kullanıp çalışınca karşısına yeni yeni imkanlar çıkarılmaktadır.

Problemin çözümü gayesiyle değişik tedavi metotları denenmektedir. İlk çare hastanın yanıktan geriye kalan sağlam derisini kullanmaktır (otogreft). Ancak, genellikle sağlam deri, yanıklı alanı tamamen kapatamayacak kadar azdır. Üstelik sağlıklı deri kaldırıldığında hasta için yanığa benzer ikinci bir travma meydana gelmiş olacaktır.

Bu metotla iyileşme periyodu çok uzun bir süre alır ve derideki ağır kontraktürlerle (gerilmelerle) sonuçlanır. Yanıklı bir hastaya kendi yakın akrabalarından, kadavralardan veya bir hayvandan da (domuz veya dana) deri aktarımı yapılabilir. Bu tedavi metodunun da en büyük dezavantajı immünolojik red cevabıdır. Vücut kendi genetik yapısına yabancı bu maddeleri ortalama 2-3 hafta içinde üzerinden atar. Bunlar ancak geçici bir süre için biyolojik pansuman vazifesi görürler.

Kültür yoluyla deri üretimi de son yıllarda geliştirilmiş bir metottur. Bu maksatla insanın kendi sağlam derisinden bir parça alınarak kimyevi muameleden geçirilir, kültür ortamında ekilerek geniş bir yüzey elde edilinceye kadar üretilir. Oluşan epitel kültür yaraya sürülerek transplantasyon olayı gerçekleştirilir. En mükemmel yol olarak görünen bu metottan da istenen netice elde edilememiştir. Hızlı bölünen (germinafıf) epitel doku ile örtülen yaralar alt deriye ait kollagen lifler ve bağdokusu hücreleri bulundurmadığından, son derece kolay parçalanmakta, ayrıca iyileşme süreci sonunda ağır kontraktürler gelişmektedir. Epitel dokunun nakledilmesinden sonra, üretim için gerekli süre en az üç haftadır ve üretilen derinin büyük kısmı mikroplara karşı korunamadığından, enfeksiyonlarla kaybedilmektedir.

Netice olarak, yanık tedavisinde karşılaşılan ana problemleri şöyle özetleyebiliriz:

- En kısa sürede bütün yanıklı sahanın kapatılamaması.

- Yabancı dokulara karşı oluşan antijenik red cevabı.

- Enfeksiyonlara ve travmalara dayanıksız biyomateryal.

-Ağır kontraktürler (deride gerilmeler) ve hipertrofik nedbe (deride düğüm veya katlantı şeklinde anormal şekillenmeler) oluşumu sonucu kötü estetik görünüm ve hareket kısıtlılığı. Moleküler biyoloji, immünoloji ve sitoloji sahasında kullanılan tekniklerin çok gelişmesi neticesinde, insanın yaratılış programındaki bazı genetik şifreler çözülmeye başlanınca kısa bir süre önce, bilim adamlarının azimli çalışmaları neticesinde deri üretimi ile ilgili problemlerin de üstesinden gelinmeye başlanmıştır. İnsan kadavra derisi, hususi bir muameleden geçirilerek asellüler (hücreleri yok edilmiş), immünolojik olarak inert (red cevabı oluşturmayan) kollagen matriks (alt deriye ait yapışkan dolgu maddesi) elde edildi. 20-45 yaş arası insan kadavralarından hazırlanan bu tabii materyal, bir anda bütün vücut sathını kapatma imkanı vermekte ve 5-7 gün içinde vaskülarize olarak (kan damarlarıyla donanarak) sağlamlık kazanmaktadır. Asellüler olduğundan (hücresiz) hiçbir red reaksiyonu gelişmemektedir. Sağlam deriden aşılanmak için alınan çok ince epidermis tabakası (0,15- 0,20 mm) ağ haline getirilip bu materyalin üzerine yayıldığında 10-12 gün içinde bütün yara yüzeyi epitel doku ile kaplanmakta ve vücudun deri yoluyla su ve mineral madde kaybı önlenmeye başlanmaktadır.

Yapılan klinik uygulamalarda, üçüncü günden itibaren egzersiz hareketlerine başlanmış ve neticede hiçbir gerilme ve hareket kısıtlılığı görülmemiştir.

Uygulamadan aylar sonra sağlam vücut derisiyle mükemmel bir renk uyumu sağlanmış, ayrıca büyük bir estetik problem oluşturan hipertrofik nedbe (şişkin deri parçaları) dokuları da görülmemiştir.

Yaygın bulaşıcı hastalıkların geçmesini de engellemek için, kullanılan kadavra derileri HbsAg, HIV, HTLV-1, HCV, VDRL testlerinden geçirilmekte ve ayrıca viral inaktivasyon işlemine tabi tutulmaktadır.

Elde edilen sonuçlar itibarıyla asellüler insan matriksi, yanık tedavisinde yeni bir çığır olarak nitelendirilebilir. Bu tıbbi gelişmeyi, daha önce yapılmış bir binanın yıkıldıktan sonra kapı ve pencere doğramalarının kesilip talaş haline getirilmesi ve sunta elde edilip, bu sunta ile yeniden kapı-pencere yapılmasına benzetebiliriz. İnsan kadavrasından elde edilen bu kollagen maddesi de, daha önce mükemmel olarak yaratılmış olan derinin bir türevidir. Araştırmacıların yaptığı sadece, önceden inşa edilmiş binanın bazı malzemelerini ve bu malzemenin işleme formüllerini tekrar kullanarak, değerlendirmekten ibarettir.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yanık

Ben 5 yaşında iken yandım ateşle. Karin ve sırtım yandı. Bir kemer gibi belimı sarmış yanıklar. Sadece ilerde anne olmak istiyorum

yanık

Ben Neriman ÇOLAK
2 yaşındayken süt kazanına düşerek yandım. vucdumun %80'
inde yanık oluştu. Ege üniversitesinde tedavi gördüm. şuan 16 yaşındayım ve 5 kere ameliyat oldum ama hala hareket kısıtlılığım var doktorlarım bana deri nakli olabilecegini söylediler. fakat kendi derimi alacaklarını söylediler ama ben buna izin vermedim. sizin yazınızı okuyunca içimde bir umut ışığı doğdu çünkü vücdumun sol tarafı tamamen yanık diğer tarafı ise ameliyat sırasında graft alındığı için oradada yanıga benzer izler kaldı ve bu görünüşten hiç memnun değilim.. Bende arkadaşlarım gibi güzel giyinip dışarı çıkıp gezmek istiyorum fakat vucudumda ki izler yüzünden bunu yapamıyorum herkesin gözü üzüerimde oluyor ve çok rahatsız oluyorum.. Lütfen Bana yardımcı olun sizden cevap bekliyorum :)

yanık tedavi

Hocam Bu tedavi yöntemini siz uyguluyormusunuz veya uygulayan merkezlere beni yönlendirebilirmisiniz. EGER bana bu konu ıle ılgılı bılgı verırsenız cok sevınırım tesekkurler.

sayın m.ali altayhan

sayın m.ali altayhan yazinizi okudum bende 3 yaşindayken yandm şu an 20 yaşindayım size nasil ulaşabilirim en kısa zamanda cvp bekliorum saygılarımla

yanık

sayın M.Ali Altayhan yazınızı okudum ve eğer söyledikleriniz doğru ise bu harika bir şey yanlız ben 3 yaşımda yandım ve şuan 23 yaşındayım bir çok kez uzmanlarla cerrahlarla görüşmüştüm en son 5 yıl önce doktora gittim ve işin aslı hayal kırıklığı yaşamaktan yoruldum hep aynı söz tıp henüz o kadar ilerlemedi şimdi eğer bu söylediğiniz yöntem uzun süreli yanıklarda uygulanabiliyor mu ve tabiki bu ülkemizdemi oluyormu maliyeti ne boyutta en önemlisi size nasıl ulaşabilirim

sayın m. ali.

sayın m. ali. altayhan
yazınızı okudum. bu tedavi yöntemini siz uyguluyormusunuz. yada uygulayan merkezi bize bildirebilirmisiniz.
bu yöntem eski yanıklar içinde geçerlimidir.
ayrıca size ulaşabileceğimiz bir tel.numarası.
şimdiden teşekkür ederiz

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar