try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

hastalıklar

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Seyahat edenler dikkat.. Turist ishali nedir?

Gelişmiş bölgelerden gelişmekte olan bölgelere seyahat eden insanlarda görülen ishal birçok insanı etkilemektedir. Farklı bölgelere seyahat eden insanların yüzde 30-40'ında ishal görülmekte bunların yüzde 90'ı hafif seyirli ve kendiliğinden iyileşirken yüzde 5-10'unda da dizanteriform ishal gelişmektedir. Ayrıca turistlerin yüzde 1-2'sinde 1 aydan fazla süren inatçı ishal oluşmaktadır. Az sayıda olguda da 6 aydan fazla süren olabilir ve kronik bir hastalık başlayabilir. Turist ishalinin gelişme riski kişinin bedensel duyarlılığına, yeme alışkanlığına yolculuk süresine daha da önemlisi gideceği yere göre değişebilmektedir. Turist ishalinden korunmada ilk basamak gıda alımında seçici davranma ile olur. Yerel sular kaynatılmadan içilmemelidir. Şişelenmiş su ve karbonatlı içeceklerin içilmesi daha emindir. Çiğ ya da az pişirilmiş et, deniz ürünleri, süt ürünleri, pişirilmemiş ya da kabuğu soyulamayan sebze ve meyveyi yemekten kaçınılmalıdır.

Mide Sorunlarınıza Doğal Çözümler

İsviçreli bitki bilimci Alfred Vogel a göre mide yanmasının ilaçlarından biri sıcak suyun içine çiğ patates doğrayıp içmek. Domates suyu ise vücudu yeniliyor. Vücutta insan yaratılışının aynası olarak değerlendirilebilecek bir organ varsa, o da kuşkusuz midedir. Çünkü sinir sisteminizin nasıl çalıştığını bu hassas organdan anlamak mümkün. Duygusal ve ruhsal durumunuz mide suyunun salgılanışını etkilediği için fark etmeseniz de mideniz bu durumdan zarar görebilir.

Bu nedenle beslenme tarzıyla mideyi korumak çok önemli. Bunda da dikkat edilmesi gereken nokta tüm öğünlerde doğal besinleri tüketmeye çalışmak. Bunun yanı sıra çalışma temponuz da midenizi etkiliyor. Hiç durmadan stresli bir ortamda çalışıyorsanız ve sürekli mide ağrısından şikayetçiyseniz, bunun sebebini çok da araştırmanıza gerek yok.

Çünkü sıkıntı midenin baş düşmanı. Bu yüzden işe gidip gelirken yürüyüş yapmaya ve temiz hava almaya özen gösterin. Aslında mide problemleri çağımızda en çok rastlanan sağlık sorunlarının başında geliyor. Mide ağrılarınız artık size büyük sıkıntı vermeye başladıysa, yemek yediğiniz ortama da özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle yemek yerken sıkıntılarınızı da masaya getirmeyin. Ayrıca yorgunluktan dolayı aç

Ortakulak iltihabı, tedavi edilmezse kalıcı işitme kaybına sebep oluyor

Sık görülen çocukluk çağı hastalığı olan, ortakulak iltihabı, kulak zarı arkasındaki ortakulak boşluğunun iltihaplanması olarak biliniyor. Ortakulak iltihabı, soğuk algınlığından sonra çocuklarda en sık rastlanan hastalık olarak karşımıza çıkıyor.

Altı ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere ortakulak iltihabı geçiriyor. Bebekler, bağışıklık sistemleri gelişmemiş olduğu ve genellikle sırtüstü yatarken beslendikleri için ortakulak iltihabına daha sık yakalanıyor. Enfeksiyonun bebeklik çağında sık geçirilmesinin bir diğer sebebi de östaki borusunun gelişimini tamamlayamaması nedeniyle ortakulağı koruma, temizleme ve havalandırma işlevlerini tam olarak yerine getirememesidir.

Ortakulak iltihabı tedavi edilmezse ve uzun süre devam ederse, çocuklarda kalıcı işitme kaybı ve kulak zarında ve ortakulakta düzeltilmesi zor hasar oluşabilir. Ortakulak iltihabı tedaviye cevap vermezse ya da hastalık kronikleşirse uzmanlar ortakulaktaki sıvıyı uzaklaştırmak için cerrahi tedavi önerebiliyor. Cerrahi müdahalede kulağın içine kulak zarını havalandıran tüp takılır.

Evhamların Kıskacındaki Hayat: HASTALIK HASTALIĞI

Hastalık hastalarının gerçekten bir şeyi yok diyemeyiz. Ama bu insanların hastalığı fizikî değil, tahmin edebileceğiniz gibi psikolojiktir. Dolayısıyla çözüm arayışı da buna göre olmalıdır.

Bazı kimseler çok alıngandır. “Havadaki buluttan nem kapmak” deyimi adeta onlar içindir. Sokaktan gelip geçeni yoldan çevirip hallerini arzederler. Falancanın-filancanın dertlerini, sorunlarını konuşur, üzülürler. Sonrada “keşke duymasaydım, bak, tansiyonum şekerim yükseldi” derler. Eleştiriye de asla tahammülleri yoktur; ufak bir tenkid karşısında hastalanıp yataklara düşerler. Çocuk gibidirler, çocuk gibi avutulmak isterler. Evet, onları çocuk gibi avutmak gerekir.

İKİ ASPRİN, BİR KAŞIK VİTAMİN ŞURUBU

Kocasıyla tartışıp, öfkeden yataklara düşen bir yaşlı hanımın ziyaretine gitmiştim. Evlatlarının bile yüzüne bakmıyor, babalarına karşı tavır almadıkları, tarafını tutmadıkları için derin sitemler ediyordu.

Doktora götürdüler. O, “doktor bir çocuk, ne bilsin benim gizli derdimi?” diyerek bir şeyi olmadığına inanmadı.

Çünkü onun çevresindekileri cezalandırabilmesinin tek yolu hasta olmaktı. Ona, onun dilinden konuşmak gerekirdi.

SİNÜZİT TESTİNİ KENDİNİZ DE YAPABİLİRSİNİZ…

Sinüzit, Türkiye'de her yıl 15 milyona yakın insanı etkileyen bir sağlık sorunu. Aynı zamanda halk arasında sağlık problemlerinde ilk sıralarda sayılan şeker hastalığı ve kalp yetmezliğinden daha fazla hayat kalitesini bozan bir hastalık. Sadece fiziksel ve fonksiyonel açıdan değil, psikolojik olarak da kişiyi etkiliyor.

Yapılan bir araştırma, hastalığın Amerika'da her yıl 8 milyar doların üzerinde ilaç maliyetine yol açtığını ortaya koyuyor. Bu durum Türkiye’de de çok farklı değil...

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Süreyya Şeneldir, kendinize uygulayabileceğiniz bir testle sinüzit olup olmadığınızı tespit edebileceğinizi belirtiyor.

SİNÜZİT NEDİR?

Sinüzit; sinüs mukozasının iltihabıdır. Bu hastalık, sinüslerin burun içi ile irtibatını sağlayan sinüs ağızlarının tıkanması sonucu, sinüslerin havalanmasını bozarak, bakteri ve virüslerin yerleşmesine uygun bir ortam oluşturması neticesinde ortaya çıkar.

KENDİ KENDİNİZE SİNÜZİT TESTİ UYGULAYABİLİRSİNİZ?

Aşağıdaki soruların üç veya daha fazlasına evet diyorsanız sinüzit olma ihtimaliniz yüksek ve böyle bir durumda kulak burun boğaz uzmanına gidilmesi tavsiye edilir.

İhmal Edilmemesi Gereken Bir Durum: Hipertansiyon

Bunca teknolojik ilerlemeye ve gelişen tedavilere rağmen hipertansiyon (yüksek tansiyon) önemli bir hastalık olmaya devam ediyor. Bir araştırmada Amerikan nüfusunun yaklaşık % 20’sinde (50 milyonun üzerinde Amerikan vatandaşında) hipertansiyon tespit edilmiştir. Ülkemizde ise yaklaşık 10 milyon civarında hipertansiyonlu hasta bulunduğu tahmin edilmektedir. 60 yaşın üzerindeki insanların ise yarısından fazlasının yüksek tansiyondan muzdarib olduğu bilinmektedir. Bu sıklığa rağmen hipertansiyon hakkında yeterince bilgimiz olduğu söylenemez.

Tansiyon ölçümünde iki basınçtan söz edilir: Sistolik ve diyastolik basınç. Sistol, kalbin kasılarak içindeki kanı damarlara pompalaması, diyastol ise gevşediğinde içine kanın dolması mânâsına gelir. Halk arasında sistolik basınca büyük tansiyon, diyastolik basınca ise, küçük tansiyon denilmektedir. Tansiyonunuz 120/80 mmHg olarak ölçülürse, bu durumda kalbin kanı atardamara pompaladığı andaki (sistolik) basıncınız 120 mmHg, diyastolik basıncınız ise 80 mmHg’dır. Dinlenme pozisyonunda iken arka arkaya yapılan iki ölçümde diyastolik basınç 90 mmHg’nın veya sistolik basınç 140 mmHg’nın üzerinde ise hipertansiyon teşhisi konulur. Sistolik basınç 140 mmHg’yı aşmış fakat diyastolik basınç 90 mmHg’nın altında ise yalnızca sistolik hipertansiyon söz konusudur. Hipertansiyon vakalarının % 95’den fazlasının sebebi bilinmemektedir.

Midenin Izdırabı

Bizlere büyük bir hizmette bulunmasının karşılığını ızdırapla ödeyen hazım sistemi, insanın bilgisizliğinin çilesini çekmektedir.

Yemek yemeden önce elin yıkanması gerekir. Elini yıkamadan yemeğe oturan kişi çeşitli mikropları midesine göndererek ishal ve diğer mikrobik hastalıklara sebeb olmaktadır. Memleketimizde paraziter hastalıklar oldukça fazladır. Bu hastalıkların bir kısmı parazitin hazım sistemine girmesi ile olur. Bunun mühim bir sebebi elin yıkanmamasıdır. Viral hepatit denen sarılık hastalığı da el yıkamadan yeme-içme sonucu meydana gelmektedir.

Ağıza alınıp çiğneme işlemi başlayınca işin çilesi dişlere düşer. Dişleri fırçalamama neticesi olarak da ileri yaslarda takma dişlere muhtaç duruma düşmek insan için kötü bir âkıbet sayılır. Günümüzde takma dişler, iyice ağza yerleşebilir, hatta takma oldukları da fark edilmez. Ancak normal ağız/n çiğneme ve ısırma kuvvet ve basıncına katiyyen ulaşamaz. 125 Kg. olan çiğnemedeki basınç, takma dişlerle 5–15 kg.a iner.

Eklem Kireçlenmesi Kader Değil

Yaşlı insanların en önemli korkularından biri yürüyememek, kendi işlerini yapmalarını sağlayacak güçlü ve sağlıklı eklemlere sahip olamamaktır.Bu korkuyu pek çok hastamda ben de gözlemledim. Yaşlı insanların çoğu, eklemlerinde meydana gelen harabiyetleri azaltmak için neler yapabileceklerinin arayışı içinde.

Önemli bir kısmı kulaktan dolma ve yanlış bilgilerle sorunu önlemeye veya mevcut problemlerini çözmeye çalışıyor. Bu yazıda "osteoartrit" olarak bilinen ve yaşlanmanın doğal bir neticesi gibi kabul edilen eklem problemini önlemek veya kontrol altına almak için yapabileceğiniz şeyleri inceledik.

EKLEMLERİNİZ DE YAŞLANIR

Yaşlanmanın önemli etkilerinden biri eklemlerde yaşanıyor. Eklemleriniz özellikle 40’lı yaşlardan sonra yavaş yavaş bozuluyor. Eklem düzeylerini döşeyen kıkırdaklar parçalanmaya, tahrip olmaya ve incelmeye başlıyor. Yeni kıkırdak dokusunun yapımı yavaşlıyor. Ayrıca eklem köşeleri ve iç yüzeylerinde "kireçlenme" oluşmaya yani kalsiyum yapısında maddeler depolanmaya, birikmeye başlıyor. Eklem sıvısı azalıyor. Eklemlerin boşlukları daralıyor. Eklem yüzeyi düzensiz bir hale geliyor.

GaRİP Ama Gerçek

Grip nedir ? Grip, İnfluenza dediğimiz virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlar yapan bir infeksiyon hastalığıdır.

Nezleden farkı nedir ? Nezle, diğer ismiyle soğuk algınlığı, nezle virüslerinin yaptığı, sürekli burun akıntısı, hapşırma, öksürme, gözlerde, boğazda yanma hissiyle seyreden, genellikle ateşsiz bir üst solunum yolu infeksiyonudur. Hastalık 3-7 günde kendiliğinden düzelmekte, genellikle hastalık ayakta geçirilmektedir.Halbuki grip, hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle seyreder. Bu şikayetler, 40 dereceye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı ve aşırı halsizliktir. Hastalığın bu özellikleri nedeniyle halk arasında grip, paçavra hastalığı olarak da tanımlanır.

Grip nasıl bulaşır ? Grip de nezle gibi, hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla, ve virüs bulaşmış ellerle temas (örn.tokalaşma) sonrasında kolaylıkla bulaşır.

Grip tedavi edilebilir mi ? Yatak istirahati ve ortaya çıkan şikayetleri azaltmaya yönelik destekleyici tedaviler yanında dokdor gerek görürse komplikasyonlara yönelik tedaviler verilir.

Antibiyotikler gripte faydalımıdır ? Grip ve benzeri hastalıklarda antibiyotiklerin hiçbir faydası yoktur. Tersine çok ciddi sakıncaları olabilir. Hiç bir antibiyotik doktora danışmadan alınmamalıdır.

Hastalıkların Hayatımıza Giriş Bileti; SUSUZLUK!

Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, ''Ellerin, vücudun, besin maddelerinin, giysilerin ve evlerin yeterince temizlenemeyişi nedeniyle ishal, tifo, kolera, dizanteri, bağırsak parazitleri gibi pek çok ciddi hastalık ortaya çıkabilir'' dedi.

Tr akya Üniversitesi (Tİ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, su kesintisinin sağlık sorunlarını artırabileceğini bildirdi. Prof. Dr. Yorulmaz, bu yıl yağışların yetersizliği nedeniyle büyük kentler başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yerinde su sıkıntısı yaşandığını, bunun beraberinde sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade ederek, ''Ellerin, vücudun, besin maddelerinin, giysilerin ve evlerin yeterince temizlenemeyişi nedeniyle ishal, tifo, kolera, dizanteri, barsak parazitleri gibi pek çok ciddi hastalık ortaya çıkabilir'' dedi.

HASTALIKLAR SUYLA BAĞLI

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş